uğur mumcu

entry951 galeri
    235.
  1. bugünü sevemedim, uyandığımdan beri içimde bi sıkıntı, sürekli bi arayış, bekleyiş *..
    sonra pc ekranındaki tarihe kaydı gözüm..
    uğur abi.. "vurulduk ey halkım unutma bizi"
    dedim ya zaten sevememiştim bugünü..
    17 yıl.. bak bi çırpıda yazıyorum ben "17". onyedi işte, bana yazması ne kolay..
    keşke yaşayabilseydin diyorum uğur abi.. sen ne için öldün, ne diye vuruldun, bak uğruna zindanlara atıldığın halkın, vatanın şimdi nerde, kimlerle işbirliği içinde..

    hain tuzaklarda kan uykularda
    vurulduk ey halkım unutma bizi
    işkenceler için tahta çarmıha gerildik
    ey halkım unutma bizi
    zulüm sığmaz iken köye şehire
    bize mezar oldu kan kızıl dere
    yavuklu yerine çıplak mavzere sarıldık
    ey halkım unutma bizi
    her seher vaktinde tan atışında
    kızıl güller açtı dağlar başında
    faşist namluların her kurşununda
    dirildik ey halkım unutma bizi

    bunları düşünürken ben, aklıma nihat behram'ın şiiri geldi uğur abi..
    senin için yazmak istiyorum, elimden hiçbişey gelmiyor zaten, vicdan rahatlatma da değil bu. içten bi hüzün..

    onlar, onlar kurtulabilseydi eğer
    -üstelik can verildi bunun için
    parçalanıp düşüldü,
    sözleşildi, koşuldu, çırpınıldı-
    ne mapusluk, ne ayrılık incitir içi
    dayanılmaz olurdu
    ne susuşlar, ne keder bölebilirdi derinliği

    döküldü, en kıvırcık tüyleri süt kuzularının
    çarpa çarpa yemişlere döküldü dal uçlarından
    bir kuş yuvası,
    döküldü kahramanca söylenen türkülerden
    oluk oluk kan

    onlar, onlar kurtulabilseydi eğer
    olur olmaz başlayan her konuşmada
    kaynak ateşinden sıçrayan demir lavları
    sabahı yutkunuşla tıkmazdı boyunlara

    yolundular daha çok başlarındayken yolun
    en körpe, en diri filizleri ezildi gülümseyişin,
    sınanır, yol aranır
    avuç avuç taşınırken halka aydınlık
    çelmelendi sekişi
    koparıldı bağırlardan bir demet ışık
    döküldü, yüzlerce yeşillik sanki,
    sedef gagasından yanar gibi döküldü
    ötüşleri sakanın,
    döküldü yükselen omuzların ürpertisi
    yayıldı sabrın küreklerine

    onlar, onlar kurtulabilseydi eğer
    -hayata
    uzak yaşayanlar
    bunu bilemezler-
    varlıkları gözlerden dudaklardan sezilecekti.

    "hangisine alışılır acının söyleyebilirim şimdi. hangisi korunda ışıtır depreştirir insanı; hangi sevinç başıboştur -artık biliyorum- hangisinin o yıldırım kökleri acılardan beslenir"
    0 ...