ışık okullarını yapıp emrine verdik, ışık evlerini de gördük, fethullah gülen'i de yeri geldi evimizde ağırladık. hiç beynimiz yıkanmadı. var bizde bir anormallik. çocuklarımız da bu okullarda okudu ama yazlığa bu gece karı atar mıyız diye koşturuyorlar. kız buldularmı gece yarısı 400 km yol gidip ertesi gün dönüyorlar. yeri geliyor uyuşturucu da alıyorlar. kafa iyiyken arabayı direğe, kanala, uçuruma sürüyorlar. aylarca hastane de yatıyorlar. çocuklarımızda da var bir anormallik. fethullah gülen'in öyle meziyetleri varsa bize neden etki etmiyor? demek bizden saklıyor böyle yeteneklerini... işin garibi o okullarda eğitim verenler normal bildiğin öğretmen. ışık evlerinde kalanlarsa içlerinde samimi olanı ayırt etmek zor. bazıları menfaat icabı orda kalıp aşırı dindarmış gibi yobaz takılırlar. kızlarla arkadaşlık ediyorum diye bana solcu, komunist yakıştırması yaparlar. işi bittikten sonra bana gelip "abi senin çevren çok bir kız ayarlasana" deyince dayağı yerler tabi. bu din konusunda bilgisi olmayıp birbirine şakirt diyenlere bakmayınız. içlerinde gerçekten müslüman olanları da aynı kefeye koymayınız.
ışık evlerinin amacı inançlı öğrencilere yardım etmek, inancı zayıf insanların inancını kuvvetlendirmek, bilgilendirmek. ışık evlerinde kimsenin zorla ırzına geçilmiyor. beğenmeyen gelmez. ışık evlerinde müslümanlar yardım yapar yenir içilir. belli günler toplantı olur. mesela ben gelirim yobaz ne demek anlatırım. bunun zarar neresinde? istersem siyasi fikrimi de yayabilirim, ama yapmam. ışık evlerinin kültürü partiler üstüdür ve parti seçimleri konuşulmaz. uğur mumcu bile dindarların da toplanma, örgütlenme hakkı var diye savunurdu. bu yeni nesil giderek daha totaliter rejimi savunuyor.
ben daha fethulah gülen'in şu parti iyidir, destek verin dediğini hiç duymadım, görmedim. son yıllar bilmiyorum gerçi. ama adam hep şunu öğretti. bu rejimde tüm partiler aynı, partiler üstü düşünün derdi. yani onlara bulaşmayın, işinize gücünüze bakın derdi. neyse vaazlarında varsa bir suç unsuru gidip savcılığa verin. olmazsa yükleyin bir yere izleyip değerlendirelim.
edit: şunu ehemmiyetle belirtmeliyim ki müslümanların çoğu şu kaideye inanır;
kimse, bir başkasının tercihlerini değiştirmek için eylemde bulunmaz. bu nedenle evlerde sadece doğrular öğretilir. şunu seçin diye kimse zorlanmaz.
örnekle açıklarsam daha iyi anlaşılır. bir arkadaşınız içki içiyor ve içki günah. arkadaşınıza içki içmenin günah olduğunu belki bilmiyordur, unutmuş olabilir niyetiyle hatırlatırsınız(bu göreviniz), ancak adam içmeye devam ediyorsa onu içki içiyor diye kınamaya hakkınız olmadığı gibi, günaha girmesin diye önünü kesmeye, parasını saklamak gibi işlere giremezsiniz.
bir insanın sevabını ve günahını özgür iradesiyle seçmesi en önemlisidir. ışık evlerinde bazen görüyordum. namaz kılmayan birine dönüp "namaz kıl" diyenler çıkabiliyor. o insan namazı allah korkusuyla değil, kul isteğiyle yaptıktan sonra değeri olmayacağından, hatta allah korkusundansa kuldan daha çok korkuyorsa inancı zedelenir. adamın seçmesine izin verilmeli. ama ışık evlerinin amacı inançlılara hizmet olduğundan açıktan açığa dini reddeden birini de yanlarında tutamazlar. çünkü allah dostları, allah dostları ile oturup kalkmalıdır.