büyütülen acıların zamanla azalması

entry11 ↓ galeri
    ?.
  1. büyütülen acıların zamanla ve "kişinin iradesi ve cesaretiyle" azalmasıdır.

    gelişimi şöyledir:

    yaşanan durum, ruh ve akla ince bir "çizik" atar.
    çizik, buhranlı düşüncelerin alevinde "korlanır". artık yakıyordur da!
    "yananla, yananı seyreden hiç bir olur mu?" diyerek; kendini çevreden soyutlama başlar.

    ruhun dipsiz kuyularındaki su; "gözyaşından" ibarettir.
    kalp; "çengelli tartıda" asılıdır. ağırlaştıkça, daha da derine batar olmuştur.

    kederin içinde yatarken, bir nefes ötesindeki "yeni günle" arasında bir "tül perde şeffaflığı" vardır.
    ardını görür, görmesi gerektiğinide bilir; fakat o perdeyi aralayamaz.
    iradesi ve cesareti "ölmeden koyduğu o tabutta"; can çekişmektedir.

    usul usul aldığı nefesin son bulması, nasıl bu kadar büyük bir "yankı ve üzüntü" uyandırabilmişti..?
    ve "meçhulun ilk ilmeği atılır";
    ruhun tabutta bedenle buluşması mı; "ayrılığın ilk demi midir" bu yüzleşme...meçhul!

    büyük acılara da ne oldu? hangisi toprağın üzerinde yeşerip, dallanıp budaklanmaya devam ediyor..?

    (bkz: okunmayacak yine ama olsun)
    0 ...