bugün seyrettiğim berbat, sıkıcı, komik olmaya kasan ama olamayan cem yılmaz filmi. teknik açıdan süperdi. çekimler şunlar bunlar, evler, kostümler.. oscar ödülleri türkiye'de verilse teknik dalların hepsini alır kimseye bırakmazdı. ama sadece o. teknik açıdan yani. duygusu, senaryosu, esprileri berbat. komedi filmi gibi ama değil gibi. gülmedim arkadaş tebessüm bile edemedim. zafer algöz de olmasa, bitmeden çıkacaktım. sıkıcı çünkü. gülmek için gittim halbuki hem de ön yargısız.
şimdi herkes atlayacak, zaten atlamışlar da atladıkları kadar, yok ince espriler var salon onlara gülmüyor sonra çıkınca kötü diyor falan. e ben yakaladım o esprileri? ama espri ince diye komik olmuyor ki? brokbeck'li berry buck, kentucky fried chicken, johnny walker, cannon ball, at sikindeki kelebek.. komik değil bunlar. uçak serisi vardı bi dönem, çok gülerdik. absürd esprilerle doluydu çünkü. ama o dönem 15 yaşındayken bitti. e filmde zaten +13 sınırı var. kim gülecek bu filme? hiç kimse.
cem yılmaz sinemada böyle devam ederse anca türkiye'nin leslie nielsen'i olur. başka da bi skim olamaz. hayır abi bu filmi yazan da cem yılmaz, her şey çok güzel olacak'ı yazan da cem yılmaz. ne oldu bu adama? stand-up şovlarındaki üstün zeka nerde abi? götüne mızıka sokan adam değil ki bizim bildiğimiz cem yılmaz?
bu filme gülmek istiyorsanız grup olarak gidin. ince(!) espri yakaladığınızda yanınızdakini dürtüp yakaladığınızı belli eder onun gururuyla biraz gülersiniz. belki.
ha bu arada, ilk gördüğüm yerde yakandayım cem. bilet paramı geri istiyorum. hadi paradan da geçtim bu filme harcadığım zamanı geri istiyorum. uyusam daha fazla faydası olurdu.