üç arkadaş bir şeyler içmek üzere dışarı cıkmıstık. arabamız kücük spor bişi cok şaşalı olmasada dikkat cekici derecede sevimli bir arabaydı. ışıklarda beklerken yanımıza beyaz şahin marka bir otomobil yaklastı ici tıka basa adam doluydu.arabanın arkasında ''ercan abim sagolsun'' gibi abuk ve kocaman bir yazı vardı. maganda vari hareketlerle cevrenin ilgisini cekmeye calısırlarken, biz onlara aldırmadan arabanın icinde yüksek seste müzik dinlemeye devam ediyorduk. şöför koltugunda oturan adamın bize camı acın der gibi kolunu saga sola oynattıgını gördük;
-ooo gencler araba saglammış.
+saol abi.
sessizlikk. tedirgin dolu bakışlar..
-ee nereye böyle. piyasa mı?
+yok hava alıyoruz öyle.
-arabanın setide güzelmiş heee.
+söyle ercan abine sana da alsın.
- ne diyon lan sen?
+diyorum ki ötede bayılın.
(motor sesi)
(lastik sesleri)
(korkudan bas bas bas diye bagıran korkak arkadas sesleri)
sessizlik...
bu diyalogtan sonra bir süre bizi takip etmeye calıssalarda ana caddeye cıktıgımız vakit taşşaklarını verdik ellerine. *