avatar

entry624 galeri
    348.
  1. Dün sinemada (1.5 yıl önceki dünyanın durduğu gün filminden sonra ilk kez sinemaya gittim bu arada) 3d olarak izlediğim güzel film.

    Film 3d olduğundan bende bir merak vardı. ilk kez 3d olarak bir film izleyecektim. 3d nasıl bir şeydi? Ve miyop gözlüğümün üstüne takacağım 3d gözlüğü bende nasıl bir rahatsızlık yaratacaktı? Aslında filmi izlerken 2 soru birleşti ve rahatsızlık yaratsa da beklediğim kadar da kötü değildi 3d olayı. Benden öncekiler nasıl kullanmışlar bilemiyorum ama 3d gözlüğünün camı pek de temiz değildi. Ayrıca ekranı çok koyu göstermekteydi ama filme kattığı tat bunlara rağmen çok güzeldi. Beyaz perde'de gördüğünüz bir çok şey hemen önünüzde oluyormuş gibi görüyorsunuz. Kısacası iyiydi diyelim.

    ---spoiler---

    Filme geçersek uzun uzadıya gözlemlerimi ve yorumlarımı karman çorman bir şekilde yazayım. Film insan ırkının dünyadaki doğal kaynakları tükettikten sonra yeni bir mekan! Arayışı içerisinde, na'vi halkının yaşadığı gezegene gelmesini ve bundan sonra olan olayları anlatıyor. insanoğlu buraya dostluk, kardeşlik, kültürlerin kaynaşması kılıfları altında geliyor ilkin. Ama asıl amaçları gezegendeki çok değerli madenleri (unobtanium) ele geçirmek. ilk olarak gezegendeki na'vi ırkıyla (ki kendileri mavi renkli, insan görünümlü ama insandan çok daha büyük boyutlu ve doğaya ve tüm canlılara saygı duyan bir ırk. insan ırkıyla bu açıdan çok farklı yani) dil öğrenimi vb. gibi birçok konuda iletişim kurulup, kaynaşılıyor. Ama sonradan para için, maden için amerikan görünümlü insanoğlu matrix ve terminatörden fırlamış dehşet verici yıkım araçlarıyla, na'vi ırkına, ve yaşadıkları doğaya kan ve ateş kusuyor. Başlangıçta içlerine koydukları amerikalı, belden aşağısı felç olan asker ve arkadaşlarının önderliğinde, bu yakıp yıkmayı seven ve yenilmez makineler kullanan ırka savaş açıp kaybediyorlar (daha doğrusu savaş içerisinde geri geçiliyorlar) ama na'vi ırkının tanrısı olan eywanın da desteğiyle gelen sayısız devasal hayvanlarla insan ırkı yenilgiye uğratılıyor. insanların kurduğu üstteki kişilere de siktiri çekiliyor. Böylece (şimdilik) na'vi ırkı ve doğasının yanmayan kısımları ve kutsal ağaçları kurtuluyor. Tabi avatar 2 gibi bir film çekilip bu madenler için insan ırkı daha kalabalık gelirse onu bilemeyeceğim. Ama tabii ki yine na'vi ırkını destekleyeceğim!

    Film birçok filmle ve katliamlarla benzerlikler taşıyor. Mesela Bir nevi kızılderili-amerikalı çatışması gibi. daha doğrusu amerikalıların kızılderililer gibi doğaya saygılı bir milleti kesmeleri ile çok büyük bir benzerlik taşıyor film. Ayrıca da son samuray, son mohikan, kurtlarla dans, 300, district 9 gibi filmlerle de bir ırkın diğer bir ırkı, daha doğrusu güçlü olan ırkın, zayıf olan diğer ırkı, onların elindeki şeyleri almak için yokettiğikonusunu işleyen filmlere katılan bir film olmuş. Böylesine özeleştiri yapabilen fimlere saygı duyduğum gibi bu filme de saygı duydum doğrusu. Eskiden hep uzaylıların dünyayı istilasını ya da rambo gibi tiplerin vahşi doğu halklarını kesmesini izlerdik. Ama bu filmlerle beraber insanoğlunun (en azından güçlü olanlarının büyük bir kısmının) ne kadar aç gözlü olduğunu, yakıp yıkıp tüketmeyi sevdiğini izlemeye başladık. Bu da ülkemiz de yapılan filmlerde olmadığından benim için çok şaşırtıcı ve takdir edilesi bir durum.
    Ayrıca bu insan yıkımıyla ilgili olarak albayın "teröre terörle karşılık vereceğiz" demesi de çok enteresan bir ayrıntıydı ve amerikaya bir kere daha lafı giydirdi. Yani topraklarını savunan barışçı na'vi'ler terörist oldu!!

    Başka bir konu olarak da Herkeste bu film çok alıntı ve klişe sahne içeriyor gibi eleştiriler var. Bence bunlara fazla takılmamalı filmi izleyenler. Hep iyi yönleri görmeye çalışırsak ve aman şimdi bir hata yakalayacağım diye kasmadan izlersek eminim ki daha çok zevk alacağımız bir film izleyeceğiz. Tabi bu diğer birçok film için de geçerli.
    Filmde klişe sahneler var söylemi gerçekten de doğru. Filmdeki kötü adamın bir türlü ölmemesi ve en sonunda filmin iki kahramanı tarafından öldürülmesi, ormanda yaratıklar amerikalı kahramanımıza saldırmadan önce adamımızın elinde kibrit belirivermesi ve o uzun ağaç dalına sürdüğü şeyin yanacağını bilebilmesi, filmdeki kazanılması imkansız bir savaşın kazanılması gibi klişeler mevcut filmde. Hafızamı zorlarsam daha fazlasını da bulurum sanırım ama bence bunlar filme bir değer kaybettirmemekte.

    ---spoiler---

    Son olarak da gelelim filmin en çok övgü aldığı görsel şölen konusuna. Gerçekten de harika bir dünya, orman, doğa ve 3d şöleni var. bunları yaptıkları için kendilerini tebrik ediyorum. O her tarafından ışık saçan bitkileri, değişik canlıları, börtü böceği gerçekten de iyi düşünüp resmetmişler. Ortalığı las vegas (ışıldaklık açısından) yaptı bu şerefsiz (iyi manada) hayvanlar. Bu görsel şöleni ve bu güzel filmi tekrardan bilgisayarımda blu-ray olarak izlemek için sabırsızlanıyorum.

    Aryıca filmden bir beklentim daha var ki o da şudur. Titanik gibi inanılmaz abartılı (overrated) filmin tüm zamanların en çok izlenilen filmi olmasını, bir sinemasever olarak kabullenemiyorum. Avatar şu anda 1.300 küsur milyar dolarlarda (1 hafta önce böyleydi) gezinmekte. Titanik ise 1.800 milyar doların üstünde bir hasılat elde etmişti zamanında. Umarım avatar bu abartılı filmi geçecektir ilerleyen zamanda.

    Kaçırmayın ve sinemada izleyin diyorum.

    "yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra... ancak ondan sonra paranın yenemeyecegini anlayacaksınız."
    ---spoiler---
    0 ...