geçen senelerde hazırlık yılına gitmek gibi bi hata yapmıştım. ingilizce kursu yerine, bari bi universiteye gidiyim daha faydalı olur diye ama işler hiç öyle olmadı. ne insan kendine universitedeyim diyebiliyor ne de öğrenciyim.
zaten son 3 ay kala bırakıp kaydımı sildirip kurtulmuştum. kaydımı sildirirkende çalışanlarla baya bi kavga etmek zorunda kalıyosunuz. ne de olsa işiniz bitiyo, parayı alırken çay ısmarlıyorlar ama işlerinizi halletmeye gelince nerdeyse hakaret etme seviyesine geliyor yavşak öğrenci işleri çalışanları.
özellikle ana kampüsde sekreterlik bölümünde çalışan 3 tane erkek eleman vardı geçen sene. onların ben annelerine selam ederim, umarım duyarlar.
kızların çoğu milano moda haftasında sanıyorlar kendilerini ve okulun yüzde doksanlık kızmı tiki embesillerden oluşmakta. yalnız o kızlar nasıl yüzlerini boyuyorlar öyle hayret ediyorum. sanırım yatmadan önce bi cila çekiyorlar, bi de sabah rötuşları yapıyorlar. zor zanaat, hepsi güzel sanatları hak etmekteler.
ayrıca bahçelievler'de bulunan hazırlık kampüsü (gülüyorum bu kampüs lafına bu universite için.) tam bir sürücü kursudur.
ben insanlık görevimi yapıp uyarıyorum gitmeyi düşünenleri bu okula, paranızla rezil olmak gibi bi psikopatca merakınız varsa gidebilirsiniz. öss'ye giricek kardeşlerime söylüyorum, zorunlu olsanızda seçmeyin bu okulu, pardon sürücü kursunu.