halit ziya` ya züppe demiş, kişisel bilgisi varsa daha bi ayrı, ama yazarın eserindeki karmaşık ilişkilerin konusu açıldığı vakit bunları söylemesi konudan yola çıkıp yaptığını düşündürüyor. Ama kızmaya, köpürmeye hiç hakkı yok, zira mehmet raufun eylülünden bu yana vardır böyle konular edebiyatimizda. edebimiz o yıllardan bozuktu herhal. Uydurmuyor ki romancı, gördüğünü yazıyor, yahu zaten göçebe kültür biz de islamiyetten daha köklüdür. Edep, adap, islamla kökleşmesi beklenen yapılar. Osmanlı içinde de durumlar nasıldı? Sefer yapıyorduk, guzel körpe hatunları getirip, işimize bakıyorduk. ispanya da "buendia"lar var dı da biz çok mu farklıydık. Halâ üçüncü sayfalarda görüyoruz, sevgilisyle kocasına yakalananları, dostuyla sevişirken evladı gördü diye çocuğu öldürenleri.