requiem for a dream

entry1142 ↓ galeri
    378.
  1. Oldukça arabesk bir film. Üstelik, toplumdaki madde bağımlılığı sorununu hiç gerçekçi anlatmıyor. Gerçi bu tutum da filmin arabeskliğinden kaynaklanıyor.

    Filmde her şey uç abartı tasvir edilmiş. Zayıflama hapı kullanan yaşlı kadının delirme sebebi saçmaydı. Zayıflama haplarının ya da anfetamin türevlerinin insana verdiği zarar filmde anlatıldığı şekilde gerçekleşmez. Eroin bulmak için bedenini satan kız, gerçek hayatta olsa bu işi sokaklarda müşteri arayarak (görece daha sıradan bir yöntem) yapsa daha mantıklı olurdu, ama film arabesk olduğundan hemen kalabalık seks partilerine meze olmakta.

    Bu film naftalinli yeşilçam kokuyor. Filmde eksik olan tek şey, genç kızların içkisine ilaç katıp onların namusunu kirleten kötü adam karakteri. Ahu tuğbanın oynadığı eroin krizi sahneleri bile bu filmden daha gerçekçidir.

    Bir de, filme kalsa ABD'nin bütün Güney eyaletleri geri kalmış, insan haklarından uzak ve demokrasiyle yönetilmeyen, ırkçı, red neck insanlardan oluşmakta. Bu da aynı Türkiye hakkında saçma sapan ve önyargılı film çevirmek gibi birşey. Yani garip bir durum.

    sonuç: Yahu bu film arabesk olmasın da hangi film olsun?
    2 ...