gheorghe hagi

entry1934 galeri
    665.
  1. carlos la karşılaştırılıyor şu sıralar sözlük içerisinde. ama unutuluyor tabi başarıları, niye unutulmasın ki, çünkü onların carlos u dünya kupasını kaldırmıştır tamam, onların carlos u şampiyonlar ligini kazanmıştır eyvallah, onların carlos u şampiyonlar liginde 100 den fazla maç yapan ender oyuncular arasındadır buna da tamam.

    peki 2007 yılında fenere geldikten sonra bu adam ne yapmıştır, gözle görülür ne başarısı var. dur bi dakka bu adam frikikleri ile ünlü değil miydi yahu, hani şu fransa ya attığı o bilim adamları tarafından fizik kurallarına aykırı olarak görülen gol. e peki akıllara böyle frikikçi bir adamın 2 yıl içerisinde en az bir tane frikik golü atması gelmiyor mu. kaç tane attı inanın ben sayısını tutamadım, ne sıfır mı. evet doğru, koca bir sıfır.

    bu carlos fenerde toplam 5 gol ü geçemedi ki, bari bi tanesi frikik olsaydı dimi. en azından futbol sever olarak güzel futbol seyrederdik. ama ne oldu bu adam geldi geleli, fenerbahçe en çok golü sol kanattan gelişen pozisyonlardan yemedi mi, araştırın isterseniz. yani bu adamın fenere getirisi sadece biraz prestij sağlamıştır avrupada, başka bir yararını sıkı bir futbol takipçisi olarak şahsen ben göremedim.

    ha şimdi diyeceksin ki adamın eski başarıları çok fazla yav hagi yi havada atar, tutar, katlar, falan. ama hepimiz biliyoruz ki türk futbolunun en büyük başarılarını galatasarayın kazandığı 2000 yılında takımın oyun kurucus hagi idi. yani bir anlamda en büyük başarıları kazandırmıştır bu adam türkiyemize.

    burda futbolcu bazında tartışıyorum kendimle, lütfen "fatih terim aldı o kupayı" demeyin bana. fatih hocanın başarısıdır tabiki bu, ama oyuncular içerisinde de en büyük başarılar hagi nin, hakanların, arif in, popescu nun, taffarel in, ümit in ve adını daha saymakla bitiremeyeceğim efsanevi futbolcularımızındır. ancak yabancı futbolcular arasında tabiki en büyük başarı hagi nin dir, bunu en koyu fenerbahçeli arkadaşlar bile kabul edeceklerdir.

    bir aralarda alex ile karşılaştırılıyordu hagi, hatırlarsınız. alex i varoş milyoneri olarak tanımlamak istiyorum, çünkü alex ufak maçları çevirebilir, takımdaki tüm futbolcuları attığı paslarla koşturur/pozisyonlara felan sokar. ama fenerbahçe güçlü bir takımla oynadığında ise alex i iki oyuncu kitleyince hiç bir şey yapamaz, bunu hepimiz biliyoruz, bana şimdi eski dosyaları karıştırtmayın. "alex türkiye ye gelmiş en iyi futbolcu" diye serhat ulueren in sunduğu o sohbet programında bile anket haline getirildiğini hatırlıyorum. o programa sohbet programı diyorum çünkü üç dört futbol dan anlayan arkadaş bir araya geldiğimizde onlardan farksız bir tartışma ortamına girdiğimize çok kez şahit oldum. farkındaysan konudan saptık bu arada, neyse canımcıklarım alex i türkiyenin en iyi yabancı futbolcusu olarak tanımlıyorsunuz ve kanıtlarınız da var bunu kabul ediyorum çünkü belgeliler, hagi den fazla gol ve asist yapmış alex tamam, ama bu yaptığı asistleri hangi önemli maçta yaptı bunu da bi araştırın derim size. veya bu hagi den fazla olan sayısal değerleri ile takımına ne yaptırabilmişti o kadar yıl içerisinde.

    burdan bu tarz tartışmalara son kez girdiğimi sözlük alemine bildirmek isterim, ve bir öneri olarak lütfen size gerçekler için katkı sağlamış oyuncularınız baş tacı edin. benim gözümde gerçek avrupadır haliyle. sen türkiyede 50 defa şampiyon olsan, o bir türlü alamadığın türkiye kupasına 40 yıl ambargo koyup kimseye kaptırmasan eline ne geçecek. ligimiz dünya sıralamasındaki yeri belli, bizim kendimiz göstermemiz gereken yer avrupa kupalarıdır.

    ha bu arada carlos a son bir sözüm var, eskiden çok başarısı varya bu emminin, ama fenerde hiç bir şeyi yoktu, hah işte bunu üzerine size betimleyici bir örnek vereyim:

    2003 yılında iki bin dolara bir bilgisayar aldım, o zamanlar tüm oyunları ve tüm performans gerektiren programları en yüksek çözünürlükte ve en yüksek detay da oynuyordum/kullanıyordum. hatta işlem hızı olarak çok ileriydim, rekor bile kıracak seviyedeydim diyim de iyi anla (ki hatta siteler arasında araştırma yapmıştım, net aleminde en hızlı bilgisayarlar arasında gösteriliyordu benim topladığım pc). ee takvimden yapraklar düştükçe (bu lafı hep kullanmak istemiştim, kısmet bugüneymiş) bilgisayarımda zamanla eskidi tabi ve şu an hala bu bilgisayardan yazıyorum bu satırlarımı. ha şu anda bilgisayarım ne mi halde; facebook a girmek için winamp ı dahi kapatmam gerekiyor, 2005 yılından sonra çıkmış oyunları oynayamıyorum ve işin en önemli kısmı bilgisayarımın açma butonuna bastıktan tahmini 8 dakika sonra explorer i ancak açabiliyorum, gerisini sen düşün baboli.

    bu hikayeyi anlatmaya başlarken biraz daha iyi bir sonuca gideceğini varsaymıştım ama harf sayısı arttıkça istediğim gibi şekillenmedi. neyse yani anlatmak istediğim bu eski bilgisayarım şu an için külüstür sayılır, ama eskiden en üst seviyedeydi. ama ben ne yapmıyorum, en iyi veya en yeni bilgisayarlar ile karşılaştırmıyorum ve/veya zamanında benim bilgisayarımın dan çok daha iyi bilgisayarlarla tabiki.

    umarım bilgisayarımın öyküsü size biraz yol gösterir.
    0 ...