fenerbahçe

entry19644 galeri
    1906.
  1. ligde şu an için lider olmasına rağmen geçen seneki kaosu aynen yaşayan futbol kulübüdür.
    asında şöyle bir baktığınız zaman, çok büyük bir fark yok geçen seneki ligle bu seneki lig arasında. sadece ne fark var? fenerbahçe 8de 8 yaparak başladı lige, ama yine de 15 maçta yığınla puan kaybetti. geçen sezona bakıyoruz, çok eleştirilen aragones ne yapmış ilk 15 haftada diye.

    fenerbahçe 15 haftada 9 galibiyet, 2 beraberlik, 4 mağlubiyet almış, 29 gol atmış, 17 gol yemiş, averajla lider olan lider sivasspor'un 2 puan gerisinde, 29 puanla 4. sırada.

    bu sezona baktığımızda 15 haftada 10 galibiyet*, 1 beraberlik, 4 mağlubiyet almış, 27 gol atmış, 15 gol yemiş ve şu anda averajla lider. ama bursaspor veya galatasaraydan biri galibiyet aldığı takdirde liderliği yitirecek. ikisi birden galip gelirse, 3. sıraya gerileyecek.

    yani çok bir fark yok.

    geçen sene de taraftarını kanser eden bir oyun oynuyordu* bu sene de birkaç hafta dışında çok bir şey değişmedi.

    aragones'in taktiği eleştirildi hep. defansif, bu takıma uymuyor, 1-0'ı korumaya çalışıyor, alex rakip ceza sahasına çok uzak oynadığı için etkisiz vs vs.

    peki daum ne yaptı ilk başta bu takımla? fenerbahçe hücum gücünü çılgınca ortaya koymaya çalışan, baskı kuran, rakibi ablukaya almak için önde basan, pres yapan bir takım kimliği oluşturuldu. geçen seneden kalma bir iskeletin üstüne kurulan bir takım. yani kalede volkan, savunmada lugano ve yanına pas yapmayı bilen bir defans oyuncusu**, emre, önünde alex, önünde güiza. bunu da nasıl sağladı daum ilk başta? arka dörtlüsüne hiç dokunmadı, sağ kanada hücum gücü çok yüksek olan kazım'ı, ortaya cristian baroni'yi, sola da aslında sol bek olmasına rağmen acayip bir hücum gücüne ve tekniğe sahip olan andre santos'u yerleştirerek. yani ilerde sadece hücum düşünen iki oyuncu güiza ve alex, hücum düşünen iki tane kanat oyuncusu, biri top kesip dağıtan, diğeri topu ileri taşıyan iki tane ön libero. yani takımdaki toplam hücumcu sayısı 5. duran toplarda ileri gelen iki tane de savunma oyuncusuyla etti size 7. yani fenerbahçe baskı kurduğu zaman hakkaten kuruyordu ve rakibin çok fazla gelmesine izin vermiyordu.

    ne değişti peki? sion'la oynanan ikinci maçta öne geçip gevşeyip iki tane de gol yenince bir panik oluştu. eyvah biz üstünlüğü koruyamıyoruz paniği. o gün ucuz bir penaltıyla ucuz kurtuldu ama twente maçında bunu beceremedi fenerbahçe. herkes sion gibi değil tabiiki, twente geldi 5 dakikada tıkadı 2 tane gitti. fenerbahçe bunun üzerine daha da panik oldu. ibb maçında 1-0'a yatıldı, antalyaspor maçında rakibin büyük hatası 90da golü getirdi, gençlerbirliği maçında sezonun başındaki futbola dönme sinyalleri verildi ve dehşet bir mücadeleyle alınan 3-0lık galibiyet, sonra galibiyetin korunamadığı bir gaziantep maçı. sonra steua ve galatasaray maçlarıyla moraller düzeldi ve üstüne gelen kayserispor beraberliği, ve sonrasında gelen 3 tane mağlubiyet.

    karakterini kaybedip, korkak bir takıma dönüşmeye başladı fenerbahçe. korktukça mücadelesinden yitirdi, mücadele gücünü kaybettikçe gelen vurdu giden vurdu şu son birkaç haftada. ha tabii ki eksiklere de bağlanabilir bu. hakem kararları diye sızlananlar da var.

    şimdi bakalım eksiklere. 10. haftadaki galatasaray maçında maç öncesinde çıkan saçma sapan bir olaydan dolayı savunmanın bel kemiği bilica 3 maç ceza aldı. ondan sonra beşiktaş maçında hakeme küfreden kazım 4 maç yedi. aynı maçta emre sakatlandı, 4 hafta yok dediler, çabuk iyileşti döndü neyse ki.

    peki bakalım hakem hatalarına. 10. haftadaki galatasaray maçında 1. gol ofsayt deniyor. ben o kadar iyi futbol kuralı bilmyorum ama roberto carlos topa dokunmuyor, alex'te ofsayt pozisyonunda değil. kural kitabını açıp bakalım, ofsayt çalınıyorsa böyle bir şeye, ofsayttır doğrudur ama bilmediğim şeye de ofsayt veya değil diyemem. 2. golde alex kendini attı diyorlar. alex aptal mı kendini atsın topu kurtarmışken? hele ki kale boş, yuvarlamasıyla iş bitecek. ayrıyeten alex, nobre gibi sahtekar değil, yıllardır bu ülkede oynuyor, hakemi aldatmaya yönelik kaç tane hareketi oldu bugüne kadar? neyse hepsini geçtim bi kenara bıraktım. ayrıca o maç sahaya konulan oyun hakikaten üst düzey, yani sabaha kadar oynansa o maçı yine fenerbahçe kazanırdı.

    kayserispor maçına bakalım. fenerbahçe fena top oynamıyor ve maç dengede giderken, bala göte bir gol de buluyor. hafiften üstüne yatarken birkaç pozisyon buluyor, mehmet topuz'un bir topu direkten dönüyor ve daha sonra çalınan o kadar aptal bir penaltıyla durum 1-1'e geliyor, takım resmen demoralize oluyor ve kayserispor dangır dungur gelmesine rağmen volkan düzgün oynadığı için 1 puanla ayrılıyor sahadan. şimdi büyük takım hakem kararıyla demoralize olmaz o yüzden bu bahane olmamalı. daum ne yapmalıydı? oyuna doğru müdahaleyi yapmalıydı, yapamadı, 3 puan yerine 1 puan geldi.

    beşiktaş maçında ilk yarı oyun ortada, gökhan gönül'ün ceza sahasında resmen düşürülmesine hakem seyirci kalıyor, alex'in frikiği direkten dönüyor sonra güzel bir organizasyonla gelen birinci gol, volkan'ın hediye ettiği 2. gol, ofsayt olan 3. gol. 3. gol zaten o saatten sonra ofsayt olsa nolur, olmasa nolur, zaten fenerbahçe 2-0'dan sonra maçı çevirmeye yönelik bir çaba göstermemiş.

    kasımpaşa maçında ise oynamaya mecali olmayan bir fenerbahçe, 5 yıllık oyun karakterinin bir anda değiştirilmeye çalışılması, sahada koşamayan, mücadele edemeyen bir takım. üstelik 10 pozisyondan birini gole çeviremeyen güiza'nın finishing dersi golüne rağmen başka gol pozisyonuna girilememesi. tabii ki kasımpaşa'nın dehşet top yapması ancak beceriksizlikten dolayı farkı kaçırması vs vs. yani hak edilen bir mağlubiyet daha. deniyor ki 3. gol ofsayt. ha aziz yıldırım dün dedi ki, belki 2-2'ye getirebilirdik maçı 1 puan alırdık diye. yok başkanım! o takım o gün o maç sabaha kadar devam etse bırakın beraberliği yakalamayı, 5lik 6lık olurdu.

    eskişehir maçında ise twente maçının çok uzağında bir fenerbahçe. mücadelenin onda birini sahaya koyamayan, aciz, top yapamayan, ayağında top tutamayan, net gol pozisyonu olmayan bir takım. birinci golü değil volkan, fenerbahçedeki iki volkan kalede olsa çıkaramazdı zaten. hadi ikinci gol de bala göte çarptı girdi. peki fenerbahçe ne yaptı? birinci golden sonraki 3 değişiklik çok çok etki etmedi takıma. biraz daha rakip sahaya geçmeye başladı fenerbahçe, o kadar. zaten beraberlik golünü ararken ikinciyi yedi, oturdu. birinci golün öncesinde faul var deniyor. var evet, bariz bir şekilde çelme var bilica'ya. peki diyelim ki orda faul verildi ve eskişehir golü atamadı. eskişehir sonra gol atabilir miydi? evet atabilirdi çünkü daum, takım gol yemeseydi oyuncu değiştirmeyecekti, yani rakip sahaya yerleşip etkili bir şekilde gol aramayacaktı fenerbahçe.

    yani hakem hataları kaç puana mal oldu fenerbahçeye? kayseri maçında 2, eskişehir maçında en fazla 1 puana. beşiktaş maçı ise yorumsuz, her şey olabilirdi o maçta.

    sezon başında fenerbahçe kazanırken herkes diyordu ki fenerbahçe çılgınca şanslı diye. eh şansı da yaver gitmiyor bayadır fenerbahçe'nin bu aralar öyleyse.

    şimdi fenerbahçe 3 maç ardarda kaybedince noldu peki? aziz yıldırım çılgına döndü, kulüpler birliği başkanlığından istifa etti, federasyona savaş açıyorum dedi falan filan. yani bildiğimiz aziz yıldırım geri dönecek, esecek gürleyecek, medya üzerinden gücünü kullanacak, herkesi baskı altına alacak ve yine 2005-2006 sezonunun sonundaki tabloya geri döneceğiz. fenerbahçe ve fenerbahçe düşmanları diye. aziz yıldırım bastırdıkça herkes fenerbahçe'nin karşısında toplanacak, fenerbahçe antipati toplamaya devam edecek, sessiz ve efendi tutum yerini her küçük darbede gürültüye bırakacak.

    aziz yıldırım ne dedi sezon başında? sahada rakibini öpen bir takım kuracağız, 3 yıl üst üste ligi kazanacağız diye. şimdi de şöyle düşünüyor olmalı. "bizim takım rakipleri öpüyordu, bize komplo kurdular, randımanlı oyuncularımıza akıl almaz cezalar verildi, bizi güçten düşürmeye çalışıyorlar, hakemler de şu kadar puanı bizden çaldılar" falan filan. haklı mı böyle düşünmekte? herkes kendine göre haklıdır. kulüp başkanı olarak kulbünüzün menfaatlerini savunmanız gereklidir. aziz yıldırım bunu yaklaşık 2 senedir yapmıyordu, umarım şimdi seviyeli bir şekilde yapar da kulüp antipati toplamaya devam etmez.

    fenerbahçe'nin öncelikle oyun karakterini geri kazanması gerekmektedir. aziz yıldırım'ın da ondan sonra gerek olursa takımının menfaatlerini savunması gerekmektedir. eğer fenerbahçe takımı bütün maç kendi sahasında top çevirip, 3-5 kere yalandan karşı kaleye gidecekse, sonra hakem hatasıyla veya değil, kalesinde gol görüp maçı bırakacaksa eyvahlar olsun. önce fenerbahçe takımı sahada gereken mücadeleyi göstersin, sonra hakem hatası sonuca etki etsin puan kaybetsin fenerbahçe. bu takımın taraftarı mücadele bekliyor sahada, başka bir şey değil.

    önce sahadaki takım terinin son damlasına kadar mücadele edecek, teknik direktör adam gibi taktik verip oyuna gereken müdahaleyi yapacak, bunlara rağmen bu takımın hakkı yeniyorsa yönetim çıkacak bu takımın haklarını savunacak. yoksa bu takımdan ne köy olur, ne de kasaba.
    2 ...