14 haziran 1928 arjantin doğumlu büyük devrimci ernesto 'che' guevara, peşinden gittiği yeni yerler görme tutkusunu çocuk yaşta astım krizleri esnasında okuduğu kitaplardan edinmiştir, kriz sürelerinin uzun olması ve bu sürede hareketsiz kaldığı için bu zamanını okuyarak değerlendirmekteydi, ayrıca bu zamanları değerlendimesi için babası ona santranç oynamayı da öğretmişti,santranç gelecekteki en büyük tutkularından biri olacaktı ki en yoğun zamanlarında bile zamanının en ünlü santranç ustalarıyla santranç oynayacak zamanı rahatlamak için kendine yaratıyordu. che, gittiği her yerde not alıyor ve günlük tutuyodu * fotoğraf çekmekten hoşlanıyordu ve fırsat buldukça ailesine mektup gönderiyordu. inatçı kişiliği çocukluğundan beri devam ediyordu, astımla arasında her zaman bir savaş vardı ama astım krizlerini soğuk su tetiklediği için banyo alışkanlığı biraz zayıftı bu nedenle ona domuz lakabı takılmıştı.
-che:bana domuz diyorlardı
-*şişman olduğun için mi?
-che:hayır pis olduğum için...
che guevara 26 temmuz hareketi içinde önceleri sadece sıhhıye görevi yürütmüştür, kübalı olmamasından dolayı yüksek rütbeli işler verilmemiştir, 26 temmuz hareketinin başlarında maeksidan küba'ya giden granma adlı gemide bulunanlar arasındaydı bunlar devrimin öncüleriydi ve aralarında fidel castro da bulunmaktaydı. devrim hareketi başladıktan 2 ay sonrasında yeni bir kol oluşturulmasını düşünen fidel castro kolun komutanlığına 'che'yi uygun görmüştür. bunun nedeni 'che'nin askeri zekasıdır ve yanılmamıştır. 'che'lakabını komutan olduktan sonra almıştır, herkese 'che' yani arkadaş diye hitap etmesi dolayısıyla artık askerler onu che olarak anmaya başlamıştır. oda resmi bir mektupta imzasını 'che guevara' olarak atarak bunu kendine lakap olarak kabul etmiştir. che devrimin ilerleyen zamanlarında büyük bir rol oynamıştır kimi zaman az sayıda olan askerlerle büyük hasarlar vermiştir, başarısız olduğu zamanlarda olmuştur fakat inandığı şey için mücadeleden kaçınmamıştır. sonuçta istenildiği gibi devrim yapıldıktan sonra artık ülkenin yeniden inşası safhasında sanayi bakanlığına getirilmiştir. hiç durmadan çalışarak görevini yapmaya çalışmıştır, günde 16 saat çalıştığı söylenir. ayrıca tatil günlerinde gönüllü işçi olarak fabrikalarda çalışmıştır. halktan kopmamaya özen göstermiştir ve ayrıcalıklardan hoşlanmamıştır. kendiside halkın yaptığı gibi karneyle verilenlerden yemiştir.
başından iki evlilik geçmiştir, ikinci eşi silah arkadaşı aleida march'tır ve 4 çocuğu vardır.
'che' fidelle yaptığı konuşmalarda devrim bittikten sonra ve ülke düzene girdikten sonra gideceğini diğer devrimlere katılacağını her fırsatta bildiriyordu, ama bilinmeyen bir anlaşmazlığın ardından gidişini erkene almıştır ve veda konuşmasını yaparken yakında öleceğini zaten bilmekteydi. fidel castro onu durdurmak için fazlada bişey yapmamıştır. ve bir süre sonra kübadan ayrılıp kongo'ya geçmiştir. ölüm onu bolivya'da yakalamıştır. 7 ekim gecesi yakalanmıştır ve bacağından yaralı şekilde hapsedilmiştir. burada sorulan sorulara cevap vermemesi beklendik bişeydir zaten, ardından 9 ekim 1967 günü kendini öldürmek için gelen askere son sözlerini söylemiştir. 'niye canını sıkıyosun? beni öldürmeye geldiğini biliyorum. ateş et korkak. alt tarafı bi adamı öldüreceksin.' ve la higuera'da bir okulda infazı gerçekleşmiştir. bazı bakıcılar gelip yüzünü temizlemişlerdir ve fotoğrafını çekmişlerdir. ve cesedi bilinmeyen bir yere gömülmüştür. yaklaşık otuz yıl sonra bulunmuş ve kübaya getirilmiştir.