efendim herkes bazıları gibi doğuştan şanslı doğmuyor. bakıyorum bazı kadınların yüzlerine, bildiğin kayak yapılır o ciltte yahu. pürüzden eser yok, kaymak gibi. gönül isterdi bizim de yüzümüz pürüssüz olsun, hormonlarımız söz dinleyip adam gibi çalışsın, hizaya gelsin. gönül isterdi biz de o lanet pudrayı sürmeyip, gün içinde ciltteki pudra yüzünden hatır hatır kaşımayalım yüzümüzü. e madem ortada sorunlu bir cilt var, madem ortada düzeltmek için imkanlar da var; neden "istemediği halde" kusurlu bir yüzle dolaşmak zorunda kalsın ki kadın? ve daha da önemlisi neden kendini huzursuz ve mutsuz hissetmek zorunda kalsın ki? sivilcesiyle, solgun cildiyle kendini mutlu hissediyorsa ne ala tabii, diyecek lafım yok. ama kişinin bazı kusurlarından rahatsız olması ve bu yüzden kendini mutsuz hissetmesi de en doğal hakkıdır bence. o yüzden anlayışla karşılamaya çalışınız bu kesimi lütfen, empati kurunuz.
makyaj doğallığı bozarmış, geçiniz efendim. doğallık kavramı az biraz pudra, doğal bir allık ve bir göz kalemiyle bozulacak kadar sığ değildir. kadının duruşuyla, bakışlarıyla, konuşmasıyla, tarzıyla alakalıdır doğallık. makyajdan kasıt, yüzü sahne makyajı misali maskelemekten ziyade, yüzdeki bazı kusurları kapatmak ve bazı yerleri de ön plana çıkarmaksa eğer; ne erkekler kalkıp tü kaka diyebilir size, ne de kendinizi "çok mu yapay bi kadınım" diye rahatsız hissedersiniz. bilakis "ne fıstıkmışım da haberim yokmuş" diyerek her aynaya baktığınızda sevindirik olursunuz.
yani herşeyden önce mutlu olmak için vardır makyaj. günde 10 dakikanızı ayırıp yapabileceğiniz bu aktivite için gerekirse 1 saat de ayırır kadın. amaç mutlu olmak ve rahat hissetmekse, çok mu?