yarısı doğru yarısı yanlış ntv haberi dışında yazdıklarının neredeyse tamamı doğru çıkan gazetedir.
son olarak, el bombasının pimini çekip bir erin eline veren ve 4 askerin parçalanmasına sebep olan teğmenin bu girişimini ortaya seren gazetedir.
kaza diye üstü örtülen olay, taraf sayesinde su yüzüne çıktı. o sırada herkes taraf'ı ordu düşmanlığıyla suçladı ama sonradan genelkurmay, ipliğinin pazara çıkmasıyla teğmeni tutuklamak zorunda kaldı. sonra da askeri, "tarafsız" askeri yargısıyla yargıladı ve 9 yıl mahkumiyet verdi.
bundan böyle kimsenin veremediği bir haberi verdiği zaman taraf gazetesini suçlamadan önce şöyle bir düşünmek gerek. çünkü fikirleri farklı olsa da esas olarak dürüst olan bir sözlük yazarı bu son gelişmeden önemli dersler çıkarabilir:
1. sert asker rolünün şehveti için bir teğmen bizim ordumuzda 4 askeri havaya uçurabilir.
2. aktütün'de, dağlıca'da, şemdinli'de, ceylan olayında olduğu gibi bu işin de üstü örtülmeye çalışılabilir ve yalan açıklama yapılabilir.
3. kimsenin cesaret bile edemediği olayı yazan gazete mahkemeye verilebilir, basındaki kalemşörleri yardımıyla ordu düşmanı ilan edilebilir.
4. mızrak çuvala sığmayınca, gerçek saklanamaz hale gelince teğmen sessizce tutuklanabilir.
5. subay, askerin mahkemesinde hızlıca yargılanabilir, 4 kişiyi uçurmanın cezası olarak 9 yıl verilir, üç bey yıl sonra da dışarı çıkarılabilir; bu arada taş atan çocuklara 15-20 yıl ceza kesilip gitmiştir, o ayrı.
6. taraf'ı ordu düşmanı ilan edenler, niyeyse bu gelişmeyi görmezler, çünkü o sırada yeminli taraf düşmanlıkları için yeni malzeme toplamaktadırlar.
7. korkunç katliam planlarının anlatıldığı 3. mektubu yalanlamak için çok uygun anlar değildir ama ordumuz yalanladığına göre, onlar yalan söylemiyordur mutlaka diyerek, birileri yine klavye silahşörlüğü için masa başına otururlar.
8. ilk önce de, ipliklerini pazara çıkaran bir yazarı eksileyerek işe başlarlar.
9. orduyu eleştirmek ordu düşmanlığı değildir, belki de orduya yapılan önemli bir iyiliktir. olayı saklamak ise aslında bir anlamda ordu düşmanlığıdır çünkü orduyu asıl olarak bu tür adımlar yıpratmaktadır.
10.oysa bir kez olsun yanıldıklarını, yanıltıldıklarını kabul etmek ne güzel bir erdemdir.
geçtiğimiz günlerde dursun çiçek belgeleri gerçek çıkınca, gazetelerdeki yeminli taraf karşıtı yazarların bile bir kısmı taraf'tan özür diliyoruz diye yazdılar. bizim sözlüğümüzde bu özürü dileyecek cesur, onurlu ve gece aynaya rahatça bakacak yazarlar yok mu?