9-10 yaşından beri kendisiyle nadiren görüşmemden dolayı oldukça hassas olduğum insan. çok severim onu. hayatımdaki değeri çok büyüktür. bir şey söylediği zaman güvenirim, söylediğini yaparım, her zaman örnek aldığım, olmak istediğim kişi olmuştur. bazen kızarım ona ama. bu nadiren görüşmelerimizden önce kim bilir neler yaşıyor da ben bilmiyorum hiç birini. yaşıtım çoğu kişinin babasına göre de genç olması aslında çok yakın olmamızı da sağlayabiliyor. ama koyuyor be sözlük. babanı çarşı da görüp "oo naber ya?" tarzı bir muhabbetten sonra "hadi kaçtım ben" cümlesiyle olayın noktalanması koyuyor bana. bunu söyleyen o da olabiliyor, ben de. bu hiç farketmez benim için. ama koyuyor be sözlük. o kadar küçükken ailenin dağılması demek, senin ilerde çok sağlam bir aile kurmak istemen demek oluyor. gelecekteki kızının veya oğlunun senin yüzünden zorluk yaşamaması için çok erken yaşlarda çalışmak demek oluyor. karına ve çocuklarına diğer erkeklerden kat kat daha fazla bağlanmak demek oluyor. daha onları tanımıyor olsan bile onlardan ayrı kalma ihtimalin olan durumları düşünüp sinirinin bozulup ağlaman demek oluyor. yine de kimseye kızgın olamamak bu. her şeye rağmen, çok genç bir yaşta da olsan ilerde iyi bir baba olma isteği oluyor.