duygu yoğunluğu olarak ıssız adam'dan katbekat duygusal olan film. türk milleti, kendilerine inanmayanları yaptıklarıyla her zaman şaşırtmasını bilmiştir. bu film, başarısızlığın değil de çaresizliğin filmidir. önümüzdeki en büyük engelin kendi vatandaşımızın önyargısı ve inançsızlığı olduğunu gözler önüne sermiştir. burada mesele araba yapmak değildir. tabii ki o zamanın şartlarına göre bu da çok mühim ve hatta zor bir uğraştı. düşünsenize fabrika dahi yok. bazı şeyler vardır ki başarıyı gölgeleyen, insanın gururunu kıran; o da bu elim mücadeleyi başarısızlık olarak nitelendirmek ve çok daha önemlisi avrupa'ya imrenen vatandaşımızın bu düşüncesine tezat oluşturacak şekilde başarımızı en ufak bir hatada kösteklemeye hazır olduğudur. o imrendiğimiz batı teknolojisine sahip değilsek, hep bu özgüvensizliğimiz yüzünden, hep bu bilinçsizliğimiz yüzündendir. ne yazık ki bu hastalık bizim genlerimize işlemiş. daha çocukken bile "oğlum sen yapamazsın.", "kızım onu bırak, sen beceremezsin." lafını haddinden fazla duymuşuzdur. kimse sizin birtakım şeyleri başarabileceğinize ihtimal bile vermiyor ne yazık ki. sonra yetişkin bir birey olduğunuzda, sahip olduğunuz çekingenlik, başaramama korkusu; girişken olmanıza engel oluyor. maalesef gerçekler böyle.
oyunculuk adına ise çok iyi bir film olduğunu söyleyebilirim. dandik dandik aşk filmlerine gideceğinize bu filme gidin. haluk bilginer sadece filmin başında ve sonunda gözükmesine rağmen yine de kalitesini belli etmiştir.