yaran olaylar

entry2145 galeri
    710.
  1. günün neşeli geçmesini sağlayan, sanıldığından çok daha büyük bir öneme sahip olan olaylardır. sözlük, bugün formatı iplememek ve seni günlük olarak kullanmak niyetindeydim ama kıyamadım, yine formata uydum. minibüste yaşadığım olayları anlatasım var sana. 2 adet. okul çıkışında, minibüse binip geliyorum ben biliyorsun. birinci olay,

    sözde gelişmiş bir ilçede yaşadığımızdan ötürü, minibüslerimiz var bizim. otobüs değil öyle, 23 kişi oturabiliyor, 17 kişi ayakta oluyor. ama kucak kucağa oturup fordçuluk yapanları sayarsak, 50 kişiden aşağı almaz şoförler, polisin falan da sikinde olmaz hani. öyle gidersin. okuldan çıktık. birkaç minibüse binmedik, okul dağıldı. öğrenciler bindiler gittiler. sonra "sakindir la bu, boştur la bu!" diyerek, 3 adet öğrenci bir minibüse bindi.

    bu öğrenciler bizlerdik. boş olduğunu zannettiğimiz minibüs 23 yaşlı + 3 gençle doluydu ve teker üstünde, ayakta yolculuğumuza başladık. ters istikamette gidiyorduk. minibüs sonradan geri dönüyordu. biz terse giderken, yaşlılar ayaklandılar. korktuk. hepsi birlikte indiler. birkaç öğrencinin, gençlerin kaldığı minibüste, kalan boş yerlere çökmeye niyetlendik. ayakta giderim ben hacı hep. arkadaş oturdu. yanındaki, yani pencere tarafındaki koltuk boştu. şoförün "manyak mısın?" bakışlarına dayanamayarak, oturmaya niyetlendim. arkadaşım cam kenarına kaymak yerine, geçmem için bana yol verdi. çantam fazlasıyla büyüktü ve ortalığı yıkıp geçiyordu. bu arkadaşımız da çelimsizdi...

    hayvani bir hamleyle "hiayat!" diyerek, striptiz yaparcasına aha o boruya tutunmak suretiyle yerime geçtim. oturduğum sırada götümde bir hareketlenme, tolga'nın yüzünde hayvani bir gülümseme, hatta bildiğin kahkaha, gözlerinde de gülmekten meydana gelmiş damlalar, yaşlar gördüm. sonra, sağımdaki arkadaşıma baktım, bana yer verene. adam yatar pozisyondaydı ve götümdeki hareketlenme, onun kafasıydı. geçerken çantayla kafasına vurduğum için düşmüş, bir şey söyleyemediğinden haber verememiş, ben de kendisinin üzerine oturmuştum.

    anlatınca komik olmadı di mi? evet. ama sağına bakıp çantadan kurtulmaya çalışan, koltukta debelenen bir arkadaş görmek fazlasıyla eğlenceliydi.

    gelelim ikincisine...

    aynı yolculuğun sonundayız. sınıfımızda az kişi olduğundan ortam çok güzel, herkes birbiriyle samimi. hani gruplaşma falan yok. grup diyorsan, 13 kişi var işte. hal böyle olunca, sınıf içi, arkadaş arası geyikler de çok ve ortak oluyor. bu çantamın altında kalan arkadaş da kedigilleri pek sever, bu yüzden insanların el ve ayaklarına "pati" deme alışkanlığı doğmuştur bizde. örneğin iki kişi bir kitabı okumaya çalışırken, birisi diğerine "çek lan patini göremiyom" der. o hesap.

    aynı yerde iniyoruz. üst geçit var, herkes köprü der tabi. köprünün 30 metre kadar ilerisinde de durak var. biz karşıya geçiyoruz indikten sonra, o yüzden köprüde inmek istiyoruz. fakat şoförler genelde "ilerde durak var yeğenim" deyip indirmiyorlar. ha indirseler, beş saniyelik yol için çıstak çıstak kapı açıp kapatacaklar. indirmeseler, biz geriye mal gibi yürüyeceğiz. e durakta inip karşıya geçsek, "ulan üst geçit var salaklar?" diyecekler. anayol çünkü, çok işlek. götün çıkar vallahi. geri yol yürüyüp köprüye çıkınca da "aauhua ne yapıyo la bunlar?" diyorlar.

    her neyse. yaklaştık durağa. arkadaş ani bir karar değişikliğiyle, köprü ayağında inme kararı aldı. ineceğimizi söyleyecekti.

    "kaptan köprü patisinde!"

    ...

    durakta indik, hala böğrüm ağrıyor.
    1 ...