futbol sisteminden ötürü gerçekten bana antipatik gelen bir kulüptür. oyuncularına değinmeye gerek yok. keza o'shea, brown gibi oyuncuların büyük bir torpil sonucu manchester united takımında barındığına inanıyorum.
deplasman maçlarında man.utd'ın 1-0 öne geçmesi biz futbolseverler için resmen sıçışın resmidir. skora yatmalar, oyunu yavaşlatmalar ve nice futbol adına olumsuz hareket. genelde de başarırlar skoru korumayı. bu sebeple de şampiyon olmayı iyi bilen bir ekip. zaten old trafford'a gelen takımın kafasında "yeniliriz lan herhalde" gibi bir düşünce olduğu için man.utd kötü bile oynasa bu maçları kazanır. maksat deplasmanda galip gelmektir. onu da ilk anlattığım şekilde almayı bilirler.
bu sene bu olayları pek işlemedi. deplasmanda aldıkları 3 yenilgi de bunun göstergesi. chelsea'nin kötü de oynasa kazanabilecek bir ekip olmaya başlaması, arsenal'in toprağa ektiği gençlerinin yavaş yavaş meyve vermeye başlaması man.utd için ne yazık ki gelecek için büyük bir kaygıdır. gelir bakımından dünyada 1.olan bu takımın -yakın zamanda böyle bir şey okumuştum- transfer dönemlerinde nokta transfer yapaması da bir başka karamsarlık kaynağıdır. ne valencia,ne de obertan man.utd'nin gerek duyduğu oyuncular değildir. avrupa'nın büyük takımlarındaki iyi isimlere yönelmeleri gerek artık. ronaldo'yu rekor fiyata satıp valencia'yı takıma kattıktan sonra "başka transfer yok" demek bir kulübü resmen antipatik yapar.
ayrıca diğer bir husus,son zamanalarda man.utd'nin sahip olduğu baldır. yahu adeta bal var takımda. kötü oynuyor,sonra bir şut çekerler, illa birisine çarpar o top ve gol olur. ayıptır. geçen hafta kendi sahalarında cska'ya karşı 3-1lik yenilgiden 3-3lük beraberliği sağlamalarının derinine inelim ve valencia'nın 91.dakikada attığı golü bir inceleyelim;