Asker arkadaşlarım ne yorum yaparlarsa yapsınlar terör ile çatışma dışında modern çağda tamamen türkiyeye savaş kaybettirecek silahtır. çünkü asker kardeşlerimin işi çatışmaktır. ince detay silah değil...
neden hiç sevmem ben bu silahı? çünkü bunu yiyen kişi yüzde 90 ölür... benden sebep ve o sebebi anlamak için detaylı açıklama beklemeniz doğrudur ve anlattığımla tatmin olmazsanız bildirin, açıklayacağım.
şimdi neresi kötü bu yüzde 90 öldürmesinin diyenler olacaktır. biz terörle mücadele ederken bu gerçekten üstün performans ve avantajdır. ama ya savaşa girersek?
diyelim ABD ile savaşa girdik(en çok kurgulanan sahnelerden biridir...) biz bir asker vurursak o adam yüzde 90 toprağa gidecektir ama bizim "silah uzmanı oldum" zanneden tiplerin sövdüğü 5.56 milimetrelik mermiler bize gelirse ne olacak?
tam 5 kişimizi bizden alırlar...
çünkü kurşun yiyen asker muhtemelen ölmeyecektir ve çatışamaz duruma da gelecektir. (gitti 1 kişi)
onu hastaneye kim götürecek?(2. kişi)
onun tedavisi, hasta bakımı refakati???(en iyi ihtimalle 2 kişide burdan...)
ha tabi tıkanan sıhiye hastane ve sağlık ocaklarının yarattığı kaosu bilemem. hele yanımdaki silah arkadaşımın ölmek yerine acı ile inlemesini duymak bana ne yapar hiç bilemem...
2.ci sevmeme sebebim şudur; g3 400 metreyi katlar geçer.
iyi de 400 metrenin ötesi keskin nişancı menzilidir zaten. ne yapcan? bi yandan siperlere dalıp bir yancan keskin nişancılık mı?... yine m4 kazandı...
son nokta ise bu; g3'ün dipçik ergonomisi kötü ve (bkz: kalibre)si yüksek olduğu için karşıdaki hedefi taramaya kalkarsanız ilk atış ayağından, 2.si atış kafasından 3. ve 4. atışlar ise engin göklere... ama m4a1 o kadar hafiftir ve şahlanma o kadar azdır ki bütün şarjörü de bitirsenizde(acemilerin en çok yaptığı hareket) giden mermilerin çoğu hedef bölgede toplanacaktır...
şimdi içinden geçiren yazarlar olacak; "üstüne üstlük m4a1 suda ateş edebiliyo!"
iyi de kara piyadesinin suda ne işi olacaktır?
tutukluk sorununa gelince. bu tamamen mermilere bağlıdır. yani mke mermilerinin tutukluk oranı fazla olduğu için burada m4'ü de g3'üde yargılamak bize düşmez. ayrıca her iki silahın özellikle ve özellikle m4'ün çıkan sayısız yeni türevinde başlıca olarak bu sorun ve doğa koşullarına dayanıklılık ele alınmıştır.
türklerin en belirgin özelliklerinden birisi de saplantlı ve yeniliğe açık olmamalarıdır... g3'ten önce derlerdi ki. ne güzel kırıkkale tüfeklerimiz var ne o silah öyle? parçacı bulunmaz, mermisi taşınmaz cart curt! (silah yeni ya o zaman...)
şimdi de m4 için aynısı deniyor. ne o silah öyle g3 gibi keleş gibi parçası bulunmaz cartı bulunmaz curtu bulunmaz!!! m4 gibi bir silah envanterimize geçince de biz yine diyeceğiz ki ne (bkz: magpul masadası) ne (bkz: scar)ı gül gibi m4a1 var... ohoooo...