büyük maçtan tek anladığı türkiye derbileri olanların, iddaacı zihniyetli çoluk çocuğun anlayamayacağı kalitede futbolcudur. uefa avrupa ligi'nde oynadığı maçlarda, benfica gibi, hertha berlin gibi gerçekten büyük takımlara karşı nasıl oynadığı, neden euro 2008'in en değerli futbolcuları arasında gösterildiği ortadadır. muhtemelen gideceği avrupa kulübü ligden düşen 3.sınıf bir ingiliz kulübü olmayacaktır... ilk mevzu bu.
ikinci mevzu da kaptanlığı. en başından beri karşıyım bu adama kaptanlık verilmesine. galatasaray kulübü yapı olarak çok genç, tecrübesiz ve yabancı futbolculara pek fazla kaptanlık bahşetmeyen bir kulüp. hakan şükür ve hagi gibi efsanelerin kaptanlığını onca sene bülent korkmaz yapmıştır. bülent korkmaz da kaptanlığı alana kadar sesini çıkarmadan oynamış, "ben altyapıdan yetiştim, kaptanlık benim hakkım" dememiştir.
diğer yandan cüneyt tanman, erdal keser, hakan şükür gibi adı hiçbir kavgaya gürültüye karışmamış adamların kaptanlık yaptığı, bülent korkmaz gibi bir hırs küpünün bile kaptanlığı aldıktan sonra kuzuya döndüğü bir kulüpte arda turan'ın agresifliği kabul edilebilir değildir. takım arkadaşlarını ve rakibi sakinleştirmek bir yana kendi bile bir an olsun sakinleşemeyen bir adama kaptanlık fazladır.