Simdi Galatasaray 3-1 yenilmistir ve Arda'da yenilen takimin takimin kaptani olarak belki hakli belki de haksiz olarak elestiriliyor. Bir derbi maci ve taraftarin beklentisi cok yuksek. Olaya tamamen tarafsiz bakmayi denersek Arda kabadayi ise emre belozoglu'na ne diyecegiz gibi bir soru cumlesi takiliyor aklima. Hadi emre'ye alistik artik diyebiliriz de arda'ya ne soylemeli bilemiyorum. Boyle degildi bu cocuk. Simdi anlasilir. Derbinin tum stresini, tum sorumlulugunu omuzlarinda hissediyorsun. Kac yildir sansiniz geri tepiyor, deplasmanda Fener'i yenemiyorsunuz. Tamam kanin deliler gibi kayniyor vucudunda, hirslisin. Hatta oyle bir motivasyon olmussin ki, her an patlamaya hazir bir yanardag gibi. Fakat iste tam da burda o kolunda ki kaptanlik bandina bakip sakinlesmen, dusuncelerini bir araya toparlaman gerekmiyor muydu arda? Sen ki kac derbide oynadin, kacina da sahit oldun. Bu tur maclarin tansiyonunun yuksek oldugunu sende pekala biliyorsun.
Daha mac baslamadan karsi takimin kurnaz oyuncusu seni ittirdi diye ortaligi karistirmaya ne gerek vardi? Evet belki tepkinde hakliydin fakat boyle bir zamanda kendini ve takimini kontrol edemiyorsan nasil kendine kaptan sifatini yakistiracaksin? Seni her kiskirtanin, sana her laf atanin uzerine yuruyerek mi? Susmak cok buyuk erdemlerden biridir hele de boyle durumlarda. Bir kaptan olarak oncelikle senin attigin her adiminin takimina etkilerini dusunebilmesin. Susacaksin ve takiminin motivasyonu kotu sekilde etkileyecek olaylardan sakinacaksin. Bu anahtarlari elinde bulunduramadigin surece basari kapisinin kilidi daha cok kapali kalacak.