nefes

entry633 galeri
    293.
  1. güzel bir film. ama bu filme bakıp, askerlik hakkında yorum yapılabilir mi? pek sanmıyorum. iç güvenlik ve güneydoğu ortamını bire-bir işlemesi bakımından oldukça beğendim filmin bu yönünü, fakat gelgelelim yüzbaşı'nın "yüzbaşı" olmadığı sahneler pek de gerçekçi değildi ne yazık ki. tamam... yüzbaşı da insandır, o da gerilir, onun da psikolojik olarak çöktüğü yerler vardır falan filan; ama hiç bir yüzbaşı muhtemel bir çatışma öncesi sağ kolu olan üsteğmene gidip duygu yüklü, psikolojik çöküntü içeren cümlelerle ağlamaz. bir kere komutan, birliğini psikolojik olarak da ayakta tutmaktan sorumludur. birlikteki herkes sıyırır, komutan sıyırmaz. sıyırsa da belli etmez. belli etmez çünkü askerleri ona bakıp onda güç bulurlar. komutan neyse birlik odur. o yüzden komutan hiç kimseye, hele ki sağ koluna gidip ağlamaz. muhtemelen yönetmen arkadaş; komutanın içinden geçenleri, iç güvenlik psikolojisini komutanın ağzından aktarmak istemiş, ama yanlış bir yol seçmiş. askerlikte bunun yeri yoktur. keşke üçüncü kişi ağzından anlatsaymış böyle şeyleri de, gerçekçiliğine ket vurmasaymış.

    telefon konuşmaları, askerdeyken terkedilen asteğmen, tehlike olmayan durumda ayakta beklerken işaret parmağının tetik korkuluğunda beklemesi, komutanın karakola ilk geldiğinde rütbelileri fırçalarken takındığı tavır ve bunun gibi bir çok detay da filme gerçekçilik katan diğer unsurlardı, ki gayet beğendim bunları da.

    bunun dışında, telsiz konuşmalarında rütbe ve astlık-üstlük belirtici ifadeler kullanılmaz. "emredersiniz", "komutanım" gibi... ayrıca, bir komando timinin başına bir yüzbaşı, bir üsteğmen verilmesi de gerçeklik payı az olan bir durum. tim komutanı asteğmen, teğmen, çok çok üsteğmendir. yüzbaşı denen adamı, timin başına verirsen, bölüklere kim bakacak?

    gündüz vakti, karakolun yakınında gezen teröristler de pek acemice geldi. teröristin gündüz vaktinde ortalıkta gözükmesi, iç güvenlik mantığına aykırı bir kere.

    filmin bana göre çöktüğü yer, karakolun basılması kısmı. başında yüzbaşı "tecrübesi" olan bir karakolun bu kadar kolay baskın yemesi*mantığıma sığmıyor. hadi baskın yedin, onlarca çatışmaya girmiş çıkmış bir yüzbaşının öylece pısıp beklemesi, askerlerin leblebi gibi head shot yemesi*, yağmur gibi rpg yağarken karakolun çevresine dağılmadan öylece içeride beklemeleri bana çok saçma geldi. türk askeri bu değil. bizim iç güvenlik geçmişimiz de böyle değil.

    sonuç olarak; iç güvenlik harekatımızı ciddi anlamda gözler önüne serecek bir yapım bekliyordum, kısmen de beklentimi karşıladı bu film. verdiği mesajlar açısından on numaraydı diyebilirim. hele ki; yıllardır şebek zihniyetiyle çekilen asker temalı filmlerden sonra bu film ilaç gibi geldi açıkçası. ama ufak tefek teknik detaylar ve biraz da kurgu yanlışlığı filmin "hatırlanacak" olmasını zorlaştırıyor.
    6 ...