deniz gezmişi bir sovyet uşağı olarak nitelendirmek nasıl bir cahilliktir, bunu ayrıca konuşmak gerekir. amerikaya gitmesi şüphelerle, sorularla dolu olan alparslan türkeş'in döndükten sonra ülkü ocaklarını kurması ve bunu amerika güdümünde yapması sonucu ülkücülerin kimseyle bağının olmadığını iddia etmek de ne kadar saçmadır ayrıca.
bir kemalist olarak söylüyorum, deniz gezmişi sevmiyorum. hem de bu beyefendinin en çok destek gördüğü, hala düşüncelerinin devam ettirildiği yer olan odtü'de okuyor olmama rağmen. ama nefret ediyor muyum? kesinlikle hayır. peki neden?
deniz gezmiş kendine göre doğru düşüncelerinin peşinden gitmiş, masum insanlara elinden geldiğince zarar vermemeye çalışmış bir fikir ve eylem adamı. yaptığı ne yanlış var diye düşünmek lazım.
hatırla sevgili izleyip gezmiş hakkında bilgi sahibi olanlardan değilim. yaklaşık 8-9 sene önce, ortaokuldayken darağacında üç fidanı okumuş biriyim. kimse gibi atıp tutmuyorum. komünistlere veya sosyalistlere, atılan "bunlar dinsiz, bunlar ülkeyi satacak" iftiralarına da inanmıyorum. bu iftirayı başlatanların şuan ülkenin emperyalizm kucağında olmamızın asıl sebebi olduklarını görebilecek kadar da çevreme ve tarihime dikkat edebiliyorum.
durum böyleyken geri dönüyoruz deniz gezmiş ve peşinde sürüklediği insanlara. bu insanlar bağımsız bir türkiye yaratabileceklerine inanmışlar. bunda beni rahatsız eden birşey yok, gayet de güzel bir düşünce. bu zaten kemalizmin de temelidir. kemalizm tam bağımsız, dik duran bir türkiye yaratmanın yollarını arar, türkiye şartlarını hesaba katar ve bunları uygulamaya çalışır. ama deniz gezmiş'in düşünceleri ile kemalizm temelde uyuşsa da ilerisinde bir birlik içinde değildir. buna rağmen bir amaç birliği vardır, bir iyiye gitme düşüncesi vardır. şimdi sorarım size, ülkücülerin, milli görüşün, kısacası türk sağı olarak adlandırabileceğimiz düşünce akımlarının bu ülkeyi ileri götürebilmek adına hangi hareketleri vardır? sosyalizmin güçlenmesini engellemek amacıyla amerika eliyle türkiye'de kurdurulmuş hareketlerdir bunlar. hal böyleyken siz kemalistlerin hangi tarafa daha yakın durmasını daha mantıklı bulursunuz? burada tercih çok açık ve nettir, en azından netti. şimdi ne gezmiş kaldı, ne hareketi. hatta ülkücüler bile hafiften tasfiye ediliyorlar.
bu bahsettiğim durumların ışığında kemalistlerin gezmişe bir sempatisi olması yadırganmamalı. idealist insanlar, bu ülkeyi ileriye götürmek isteyen insanların birbirine saygısı vardır. ayrıca bilmeyenler için şunu da söyleyeyim, deniz gezmiş'in bir atatürk hayranı olduğu da çok da gizli olmayan bir durumdur.
ama kemalist olarak çok büyük bir deniz hayranı olmak mı? saçma. gerçekçi de değil. hoş günümüz türkiyesinde atatürk'ü seven herkes kendini kemalist olarak adlandırdığından başlığı açan yazarın da çevresinde gördüğü çakma kemalistlerin yaptıklarını gördüğünü ve bunun ışığında başlığı açtığını da düşünüyorum. türkiye karışık, bizler karışığız. kimse neyin ne olduğunu tam olarak bilemiyor, göremiyor. ne desek boş artık.
son söz olarak tekrar söylüyorum, ilkokul bilgileriyle değil, okuyarak öğrenerek, araştırarak kemalizmin doğruluğuna inanmış biri olarak sevmiyorum arkadaşım gezmiş'i. ama bu tercihtir, seven de sever. ne yapalım adamın kafasına silah mı dayayalım? hoş, müslüman olduğunu iddia edip fetoyu peygamber zanneden insanlar var ülkemizde, öncelikle bunu ele almak lazım ama onlar eleştiri kabul etmezler.