1 mayıs

entry810 galeri
    192.
  1. 1977'deki cinayeti işleyenlerin bulunduğuna cezalandırıldığına ilişkin bir bilgim yok. sular idaresi'nin damından barışçı kalabalığın üstüne ateş açarak panik yaratan, onlarca kişinin kurşunlarla, kargaşada ya da panzerlerin tekerlekleri altında ezilerek ölmelerine neden olanlar kimlerdi? otomobil galerisindeki milyarlık araçların, banka vitrinleri ve bankamatiklerin parçalanmasına göz yaşı döken tv'lerimiz ve renkli basınımız, bu soruyu acaba neden sormuyor? insanların başlarından, kalplerinden vurularak öldürülmeleri, milyarlık arabaların ya da bankamatiklerin parçalanmasından daha mı az önemlidir?

    1 mayıs 'sınıfsal' bir bayram günüdür... emeğin gövde gösterisi, eski bir deyimle 'iman tazelemesi'dir... bu anlamda, içinde bir 'şiddet'i her zaman barındırır, barındıracaktır... fakat bu 'barışçı bir şiddet'tir... emeğin topluma ağırlığını koymasıdır... disipliniyle, coşkusuyla, görkemiyle, ait olduğu toplumun kültür değerlerine sıcak yaklaşımıyla, ülkeyi yönetmeye hazır olduğunu, yetenekli olduğunu kanıtlamasıdır... 1977'de taksim meydanı'nda kan bulanmadan önceki 1 mayıs'lar bu yönde atılmış adımlardı.

    polis örgütü taraf değil toplumun ayrım gözetmeksizin güvenliğini sağlamakla görevli tarafsız bir kurum konumuna getirilmedikçe; ülkeyi kemiren hırsızlık, ahlak çöküntüsü ve yozlaşmanın, gittikçe pervasızlaşan toplumsal adaletsizliğin kitlelerde ve vicdan sahibi herkeste yarattığı umutsuzluk ve öfke yoğunlaştıkça; ülke çoğunluğunu oluşturan gençlik kitleleri çağdaş eğitim olanaklarından, gelecek umudundan yoksun bırakıldıkça; çağdaş düşünceyi ve örgütlenmeyi engelleyen, cezalandıran yasaklar sürdükçe; aydınlar, yazarlar, sanatçılar, korkudan ve edilgenlikten sıyrılarak emeğin yanında kararlılıkla yer almadıkça; emeğin savunucusu örgütler, partiler, birleşik bir güç olmadıkça kargaşa ve şiddet ortamı devam edecektir...
    0 ...