yıllardır beklenen, merak edilen bir proje nefes. öyle uzun zamandır merakla beklediğim bir film yoktu. hepsine ikinci üçüncü haftası gittim filmlerin, lakin nefes kendini gerçekten merak ettirdi. p.r.'ı, reklam çalışmaları çok iyi yapıldı, ertelendikçe merak ettirdi kendini. vizyona girme arifesi iyice artan merakımı filme giderek giderdim . öncelikle şunu belirteyim, cem yılmaz arog'a 9 milyon dolar harcamış, kurtlar vadisi ırak 10 milyon dolar bütçeye sahip ama nefes bu iki fimden teknik, yönetmenlik, kadraj kullanımı açısından kat be kat ötede, üstelik bütçesi 2 milyon dolar. amerika'da 4 çöp film bütçesi bu rakam. çoğu video filmininde bütçesi yüksektir bu filmden ama önce iyi film yapma hevesi dikkati çekiyor. nefes sınır karakolunda bir grup askerin hikayesi. kimi zaman uzun sembolik anlatımlar filmi belgesele yaklaştırıyor ama başlı başına çok çaba harcanmış bir sinema filmi. görüntü yönetmeni ve yönetmenin kadraj kullanımı ve oyunculkta kusur bulunacak hiçbişey yok. doğru düzgün, enfes bir popüler sinema örneği. dilerim ki bu kadar emek harcanan filme türk halkıda destek versin, film emeğinin karşılığını alsın. filmde tüm askerlere minik öyküler oluşturulmuş, filmin dramatik çatışması ise komutan ve terörist başı arasında ki husubetle aktarılmaya çalışılmış. komiğinden, aşığına kürtünden egelisine; bir çok asker var filmde. gerçek hayatta olduğu gibi ama omuz omuza savaşıyorlar yeri geldiğince, film mesajı ve finali açısından oldukça doyurucu, özellikle finalde ki baskın sahnesi beni o kadar rahatsız etti ki hemen bitmesini diledim, o görsel cümbüşten hiç tad alamadım çünkü bu bir michael bay filmi değildi, askerlerin başına gelen o kısılmışlık hissini içimde sonuna kadar hissettiğimi şu cümleyle anlatayım: -o ilk kurşun bana sıkıldı gibi hissettim! klip yönetmenliğinden gelen levent semerci hızlı kurgu ve zoom numaralarını sık sık kullandığı son bölümde tüm buna rağmen gerçekçi ve enfes bir çatışma yaratıp aynı zamanda seyirciyi rahatsız etmeyi başarıyor ama! nefes'in başyapıt olmasını önleyen sebep 90-100 dakikada rahatça anlatılabilecek konusunu 130 dakikaya uzatması, uzadıkça uzayan bazı diyalog ve sekanslar öyle sarkıyor ki, bazı sahneler o kadar çok tekrarlanıyor ki(bulut geçişleri, mıntıka temizlikleri vs) filmin tüm etkisini dağıtıyor, misal filmin finali beni vurup ortada bırakmışken ardından gelen sahne o kadar gereksiz ve etkiyi yok eden bir sahne ki tüm filmin ana hatasını buna benzetiyorum ben, ayrıca çatışmada ki egeli askerimizin girdiği şok bi yerden sonra öyle uzatılmış ki o müthiş başlayan baskın sahnesinin etkisini azaltıyor, bazı diyaloglarsa fazla şiirsel, belli noktada yapaya kaçıyor, filmin ana sorunu bu sanırım; sark toparlan, sark toparlan... özellikle konu açısından daha derli toplu işlenmemiş olması da filmin etkisini azaltıyor. filmde sevdiğim noktalardan birini yazımı kapatarak yazayım, nefes milliyetçi duyguların öne çıkarıldığı bazı sahneler içerebilir ama asla taraflı bir film değil, bunu izleyende görecek, askerler de teröristler de tüm yönleriyle zekice ele alınmış; neticede nefes son zamanların görülmeye değer enfes popüler filmlerinden; teknik yeterliliği, kadrajlarına rağmen başyapıt olmayı ramak kala kaçırıyor. verdiği mesajlar açsından da oldukça değerli bir film nefes, bence herkes bir şans vermeli. 10/7