belki de kaybettiğimiz şey aslında filmde anlatılan şeydir, fakat farklı bir açıdan... öyle ki kendi çöplüğümüzden harikalar yaratıp sonra onun üstüne kusuyoruz, cünkü pis, cünkü orası çöp?!? doğduğun, gözlerini açtığın dünya zaten pis. coktan ele geçirilmiş. seri üretim bandına girmiş gibi çıkan gençler en mücadeleci, en aydın, en cesur ve düşmanlarına karşı savaşacağı en özel anda, bir de bakıyor ki, düşman yok?!? kime karşı mücadele etmeli? herkes coğuna göre iyi, herkes coğuna göre kötü...
ayrıca ortada postmodern bir sanattan bahsetmek doğru olmaz kanısındayım. bunun yanısıra sürrealist ve/hatta hiper-realist bile denilebilir.