geçenlerde 32. gün programında arz-ı endam eylemiş emekli tsk personeli/aktif siyasetçidir.
doğu ergil: kaç oy aldınız siz son seçimde?
osman pamukoğlu: ben seçime falan girmedim. kendine gel!
doğu ergil: kaç oy alıyoesi. o zaman eğer siz tutarlı bir adamsanız...
şeklindeki diyalog programdan akılda kalan bir sahnedir. karşındaki insanın ne yaptığını, ne ettiğini dahi bilmeden böyle bağnaz, böyle boş eleştirmek ciddi bir hastalıktır. hele ki bunu bir akademisyen yapıyorken nasıl bahsedebiliriz dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasında bizim okullarımızın yer almamasından?
ne diyor osman paşa? türkiye'nin öncelikli sorunu terörizmdir. halledilmesi gereken de budur...
bunu yapmanın yolu nedir? öncelikle yurdumdaki terör örgütünün varlığını ortadan kaldırmak ve sonrasında demokratik yollardan çözüm arayışlarına girmek.
aksi takdirde ne olur? dağdaki örgüt, düzdeki halkı tehdit eder, baskı altına alır ve sonuç olarak "demokrasi" adı altında terörizm kazanır.
ben ki bir apolitik olarak bu adamın dediklerini anlayabiliyorsam eğer anlayamayanların siyaset bilgi ve birikiminden veya niyetlerinden şüphe ederim. seni öcü olarak gösterme çabasındakilerin amacının "halkın seni desteklememesi için çabalamak" olduğunun da bilincinde olarak.
edit değil ekleme: aklıma geldi aynı programda osman pamukoğlu'nun söyledikleri sindirim sisteminde sorun yaratınca doğu ergil "anlaşıldı komutanım!" şeklinde çıkıştı. bunun anlamı şudur ki "ben sana cevap veremiyorum işi de fırlamalığa vuruyorum.". çocukken yapardık biz bunu yeminlen bak. büyüklerimizden biriyle aşık atmaya kalkışırdık haliyle %80 dumur edilirdik ve yamuk bir ağızla "vıvıvıvıvı" falan yapardık. neden? e altta kalmak koyuyor canım insana... bu iki durum arasında şahsen bir farklılık göremiyorum. eminim ki osman pamukoğlu da karşısındaki insanın vurgulamalarından, telaffuzlarından ve hatta yer yer üslubundan rahatsız olmuştur ama kalkıp da "vıvıvıvıvı" tarzından şeyler söylememiş, üslubunu bozmaksızın cevaplamıştır. üslubu dik midir? yer yer batacak kadar...