bir ömür, bir kişiyle et ve tırnak modunda yaşanılması halinde kendi açımdan en iyisi olacağını düşündüğüm halet-i ruhiyedir. inan ki sözlük, sana bunu uzun uzun yazmayı hiç istemiyorum, sana söyleyeceklerim beyhudeleşecek be sözlük... sen de biliyorsun. sana bu konuda yazacağım açıklamaya dair her kelime gerçekten zaman kaybı olur, hem diyelim ki yararlı olacak... kime? takma akılla nereye kadar? alıntı aşkla kim nereye gider? velhasıl kelam, herkesin aşkı en somut haliyle kendinedir! ha bu arada sözlükçüğüm, benim istediğim yanımda... ama bu bana yetmez, ben buradan sonra tamam deyip hiç dönemem. ey sözlük benim asıl sıkıntım bu satırlardan sonra başlar, bir ömür demiştim ya... işte o bir ömür, sümüklerim akınca silicek, parkta kendi morukdaşlarımla sohbete gitmek için evden çıkarken kendi imalim bastonumu bana uzatacak, hatta ve hatta şezlongumuzla buruşuk ötesi bir çift olarak kumsala inebileceğim günleri görmektir benim sıkıntım... bu sıkıntı kendi adıma olsa hiç sorun değil, yenerim kasmam. ama bende böyle bir düşünüş, hissediş nasözkonusu... işte sorun şu ki... aşk böyle olmak zorundamıdır... ***