ismini hatırlamadığım, lakin bana yaşattığı komik dakikaları çok da unutturamayan, uydudan yayın yapan -muhtemelen- istanbul'un yerel kanallarından birinde insanlarımızın çanakkale savaşı'na dair ne kadar bilgiye sahip olduğunu ölçmek amacıyla bir muhabir arkadaş kendi çapında yoldan geçenlerle röportaj yapıp çeşitli sorular sormaktadır. yalnız, akıllılık edip karşısındakinin kıvrak zekasına vereceği puan için de soruları bilerek yanlış sormaktadır. diyaloglar tamı tamına aşağıdaki gibi olmasa da bunlara yakındır.
(az ileriden yiğit, cengaver bir delikanlı sallana sallana yaklaşmaktadır, kendisine işaret eden muhabir ve kameramanı gördüğü vakit koşarak onların yanına varma heyecanı sarmıştır içini.)
+ merhaba arkadaşım isminizi öğrenebilir miyim?
-- abi ben ......
+ evet, şimdi biz vatandaşlarımızın çanakkale savaşı hakkındaki bilgilerini ölçmek amacıyla bu savaşın 70. yıldönümünde (!) bazı sorular soruyoruz.
-- sor abim, ben yani abi yine gelseler bilmiyorum abi gene kanımızla canımızla koruruz vatanımızı abi biz öyle bir mille...
+ hmm neyse, peki biz çanakkale savaşı'nı ruslarla mı yaptık amerikalılarla mı(!) ?
-- (2 sn düşünür, bu süre ona fazla biledir) ruslarla abi..
+ peki neden ruslarla?
-- abi şimdi bu iki büyük süper güç dünyaya hakim olmak için savaşıyorlar, ama bize sökmez yani bizim gücümüz belli. (ne alakası var lan, otur sıfır!!)
+ peki canım kardeşim, bir soru daha, o zamanlar yani 1915 yılında türkiye cumhuriyeti'nin (!) cumhurbaşkanı kimdi, bizi düşmanlardan kurtaran kimdir ?
-- (bu sefer hiç düşünmez, çünkü çalıştığı yerden çıkmıştır soru.) kenan evren!!
+ hı anlıyorum abim sağolasın iyi günler. evet sayın seyirciler bu vesileyle kenan evren'in ne kadar uzun yaşadığını da öğrenmiş bulunuyoruz...