Aslında neden aldatma var, bir kadın yada bir erkek yani cinsiyeti her ne olursa olsun bir insan karşısındakini neden aldatır? Bu aldatmayı sadece iki sevgiliden birinin diğerini başka biriyle aldatması olarak algılamayın,genel olarak düşünün.Bir işe girdiniz ve patronunuz iş sırasında bilgisayarınızda oyun oynamanızı yasakladı.Ancak siz iş arasında canınız sıkıldığı için oyun oynadınız.Patron bir ara ''lan kereste ben sana iş sırasında oyun oymıcan demiştim,oynamıyosun dimi?'' diye sorarsa cevabınız muhtemelen ''yoo patron yaa ne oyunu!'' olacaktır.Şimdi siz patronu aldattınız.''Ey yavrum ey sen öyle san aldatan aldanır'' gibi salakça bir felsefeyi savunmadığımı yazının baş kısmında belirtmek isterim.Neyse,siz şimdi patronu aldattınız.Ama neden,neden aldattınız? Çünkü patrondan faydalanıyorsunuz.Onun ofisinden,parasından,işinden faydalanıyorsunuz.Patronunuza bunun için yalan söylediniz,adamın size sağladığı imkanları kaybetmemek için yalan söylediniz.Eğer patrondan bir çıkarınız olmasa ona yalan söyleme ihtiyacı hissetmeyeceksiniz.
insan daha çok bağımlı olduğu,ihtiyaç hissettiği kişileri aldatır.Hiç kimse çocukluğundan itibaren kendi annesini aldattığı kadar kimseyi aldatmamıştır.Herkes annesini çok aldatmıştır demiyorum,aldatan en çok annesini aldatmıştır diyorum.Neden? Çünkü hayatta en çok annelerimize ihtiyaç duyduk.Annelerimizin istemedikleri şeyleri yaptığımızda da onları aldattık,yapmadık anne dedik,yeminler ettik,gözümüzden kan yaş geldi.Çünkü annemiz bizim çocukken hayattaki tek bağlantımızdı ve onun cezasının bir idam cezasıyla denk olduğunu düşünüyorduk.Annelerimizin bize sağladığı imkanları kaybetmemek,onlardan ceza almamak için onlara yalan söyledik.itiraf edin lan! yalan söylediniz kandırdınız kadınları!
Başka bir örnek verelim.Ama durum bu sefer biraz farklı olsun.Oturduğunuz mahallede ,yani oturduğunuz dediysem kimsenin mal gibi bir mahallenin kaldırımında 24 saat boyunca oturmasından bahsetmiyorum,ikamet ettiğiniz yer olarak kullandım,sulandırmayın hemen.Neyse efendim oturduğunuz mahellede 2 tane market olsun.Market sahiplerinden birinin adı Bilal diğerinin adı Hilal olsun.Ne var lan kadın olsun istedik işte,cinsiyet sömürücülüğü yapmayın,market sahibinin adı Hilal bu kadar basit.Sizin Bilal'le uzun zamandır muhabbetiniz var.Zamanında tüm dedikoduları onunla yapmışsınız,içki içmişiniz,karı-kız muhabbetine girmişiniz v.s v.s. Alışverişlerinizi de mütemadiyen Bilal'den yapmışınız.Ancak yaşınız ilerledikçe ilişkiniz biraz sekteye uğramış.Bilal eve geç gelmeye,başka kadınlarla beraber olmaya,sizi ütü masasında ... ne diyorum lan ben.Yani işte artık eskisi gibi muhabbetiniz kalmamış ,sadece selam sabah o kadar.ikinizden birinin yanlış yaptığından falan değil ha,zaman işte bazen insanları ayrı düşürür.Büyüyünce anladık,böyleymiş.Her neyse bu muhabbet kopukluğu ara sıra alışverişlerinizi Hilal'en yapmanıza sebep olmuş.Birgün yolda yürürken cuma namazından dönen bakkal Bilal'e rastlamışsınız.Sizi gören Bilal selamın ardından ''Mahmut artık dükkana uğramıyosun,alışverişlerini o kadından yapmıyosun dimi?'' diye sormuş.Sizde ''yapıyorum abi nolucakki,kime denk gelirse ondan yapıyorum,ne farkeder'' demişsiniz.Bunun üzerine Bilal ''olmaz Mahmut bu şartlar altında sana selamı keserim,son kez soruyorum (daha önce hiç sormadığı halde) benden mi alışveriş yapıcaksın ondan mı?'' demiş.Sizinde tepeniz atmış (yav tamam sakin bir insan olabilirsin farz-ı mahal yani) ve demişsiniz ki ''yerim seni de bakkalınıda istediğimden alışveriş yaparım kardeşim sıkma canımı hadi eyvallah''.Koskoaca Bilal bakkala posta koymuşunuz.Adamı iki dakikaya silmiş gitmişiniz.Patrona koyamadığınız postayı bakkal Bilal'e koymuşsunuz.Neden peki? Bilal'in size sağladığı bir imkan yok,fayda yok.Bilal'i kaybetmek size bir şey kaybettirmez.Bunun içinde Bilal'i aldatma gereği hissetmezsiniz.Çünkü biliyorsunuz ki mahallenizde bir market daha var ve fazla yol yürümeden o markettende alışverişlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.Bilal sizin nezninizde ihtiyaç duyulmayan bir insan olduğundan aldatılmaya değer değildi!
işte insan bunun için aldatır.Birşeyleri kaybetmemek için,elindeki imkanlardan olmamak ,onlara devamlı sahip olmak için.Yukarıdaki olayları bir kadın için de düşünebiliriz.Bir kadın beraber olduğu bir erkeği neden aldatır? Erkeğin ona sağladığı imkanlardan (imkan ne önemli bi kelimeymiş lan) eksik kalmamak için onu bir başka erkekle aldatır.Aldatır diyorum çünkü birlikte olduğu insanı gözardı edemez.Arada bazı sorunlar vardır ama kaybedilmesi göze alınamayacak olan şeylerde vardır.Kadın erkekten soğumuştur ama erkeğin çok parası vardır mesala,yada işi sağlamdır,onunla birlikte olursa ömür boyu geçim sıkıntısı çekmeyecektir.Yani bir şeyler tamdır ama bir şeyer eksiktir.En olmadı ilişkileri senelerdir devam etmektedir ve kadın sırf ona karşı heyecanını keybettiği için o ilişkiye kendi mantığına göre kıyamaz.Sevgilisini aldattığı kişiye heyecan duyar ancak ona güvenemez.Eee nede olsa emek dünyası,o kadar emek vermiş kolay mı tek seferde yıkmak,kolay mı bir adamı böyle kendine bağlayıp sadakat beklemek! işte bunun için,tam noktada, kadın aldatır.Yalan söyler,yapmadım der,yeminler eder,gözyaşı döker.inandırıcı gelir ama aldatmıştır.Eğer kadın doğruyu söylerse herşey bir anda tuzla buz olur.Adamın parasıda gider,sadakatide gider herşeyi gider.Şimdi kadın da haklı,insanlık olarak biz, bu dünyada aşkın önüne o kadar o kadar şey koymuşuz ki... para,para,para ve para bunlardan sadece bir kaçı.Bunların yanına parayıda ekleyebiliriz tabi!
Bu noktada kadınların gönlünü parayla çalmaya çalışan erkekleride boş geçmem doğru olmaz herhalde.Ulan paran olmazsaydı o kadın senin suratına bakmazdı.Şimdi kadın fakir ama onurlu bir gençte gerçek heyecanı buldu diye mi bozuluyosun? Adamın parası yok ama mangal gibi yüreği var.Kadını alıştırmışsın paraya senide bir kertede bırakmak istemiyo,zor geliyo.Ama bu işte en büyük suçlu sensin olum,bunu kabul et.Aldatılacaksın,başka çaren yok.Bir kadına parandan başka verebilecek bir şeyin yoksa al-da-tı-la-cak-sın! Kadın ne senden (parandan) vazgeçecek ne de o adama duyduğu heyecandan.Ve senin paranı çatır çatır yerken bile o serserinin koynunda düşünecek kendini.Acı ama gerçek bay ensesi kalın!
Ben mi? Yok kardeşim ben aldatılmam.Bakma öyle aval aval,mümkün değil ben aldatılmam.Günün birinde Montaigne'ye sormuşlar ''dostunu neden seviyorsun ,o seni neden seviyor?'' diye.O da demiş ki ''ben benim, o da o''.işte bu kadar basit ben benim ve benim benden başka sevilecek hiçbir yanım yok.Param yok,evim yok,arabam yok.Bir kadına verebileceğim en büyük hazinem sevgimdir.Buna orantılı olarak isteyebileceğim en büyük şey de sevgi olur tabi.Bir kadınla beni bir arada hiçbir maddi çıkar tutamaz.Tutamaz çünkü yok.Terk edilmem demiyorum,ama aldatılmam.Kadın benim gözlerimin içine bakar ve ''artık sana duyduğum heyecan kayboldu'' der.Bende ona çok felsefik bir cevap veririm ''git''.Sadece git.Çünkü gelirken sadece gel diyebilmiş olacağım, en büyük silahımı kullanarak.Giderkende benden daha fazlasını istemeyecektir.Ya beni sadece ben olduğum için sever yada beni sevmiyorsa çeker gider.Aşk biterse gider,heyecan biterse gider,tutku biterse gider.Bende aldatmam,bende giderim.işte bunun için diyorum dost ; beni kimse aldatamaz!Kimseye beni aldatmasını sağlayacak kadar maddi değerler yada ömür boyu sadakat garantisi veremem.Yokta ondan vermem lan.Olsa düşünürdük,kesin değil yani.Ama parasızlığı ondan böylesine seviyorum.
Bir insana sevginizden başka hiçbir şey vermeyin ve bir insanın sevgisinden başka hiçbir şey almayın.Zaten sizi sadece seviyorsa,sadece sevginiz için yanındaysa size kötü bir şey yapmaz,yani sizi aldatmaz.Çeker ve gider.Hepsi bu...