bu zamana kadar neden hakkında bir şeyler yazmamışım diye düşünüp kendime kızarak başlayayım; v for vendetta izlediğim en özel çizgi uyarlamasıdır. evet, dark knight da çok güzeldi; ama bu filmde daha farklı şeyler var sanki.
- öncelikle devrim her şekilde güzel bir şey. devrim ihtimalinin her zaman umudun varlığını oluşturması ilk kavram. bu, filmin farkı yaratan noktalarından bir tanesini oluşturuyor.
- müthiş sert; ama dozunda, kör göze parmak veya bayıcı olmayan bir politik eleştiri var. aslında devrim filminde bu eleştiri şaşırtıcı değil.
- içi dolu, boş söze yer vermeyen ve etkileyici bir entelektüelliğe sahip. macbeth, faust ve "nolucak canım işte, çizgi roman uyarlaması" fikri. yok, o kadar kolay değil. v'nin tüm replikleri ve özellikle evey'nin yağmur altındaki sahnesi, o sahnenin öncesindeki hücrede geçen olaylar ve v'nin evey'e yaptığı önemli test felsefi çıkarımlar yapmaya müsait.
- standart çizgi roman uyarlamalarının yapay hollywood havasından uzak vfv. diğer serilerde dokunaklı olaylarda bile setin kokusunu duyarken yüz ifadesi hiç değişmeyen bir adamın aşkı ve lezbiyen kahramanın aşkına inandırıyor film sizi. üstünde çok durmamasına rağmen duygusallığı verebilmesi filmi diğer farklı kılan detay.
- yan karakterler ve mekanlar çok başarılı. gelecekteki kaotik ortam ve bu kaotik ortamın sorumluları harika resmedilmiş. başbakanın topsakalının bile hitler'in bıyığına gönderme olduğunu düşünüyorum.
- intikam duygusu genelde bu tip filmlerin klişesidir. ama bu filmin ana fikri intikam duygusunun çok üstünde. daha çok "yeniden doğuş" gibi.
- klasik müziğin dinlendirici değil psikopat olduğuna da filmde dokunulmuş.
- ve bir diğer önemli farkı vfv'nin evey'nin poposu. natalie portman oyunculuğu ve poposuyla fark yaratıyor. ne bileyim bir maggie gyllenhaal, bir kirsten dunst, bir katie holmes da yoktu bu popo. oyunculukta da takar gerçi onlara natalie kızımız ya neyse.
nihayetinde v for vendetta bir çizgi roman uyarlamasından çok daha öte.