Ateistlere göre yaşamın nedeni, canlıların neden var olduğu, neden ölümün olduğu, yaşamın anlamı vs bellidir. Bu belirlilik bilimin somut araştırmalarında mevcuttur. Ateistler, en azından bilinçli ateistler, bu somut ve bilimsel gerçekliğin farkındalığıyla yaşarlar. Bu farkındalık insan olmanın en önemli ve paha biçilmez özelliklerinden belki de en önemlisidir.
Ölümden sonra yaşam olmaması bir çok ateist için kaygı duyulacak bir olgu değildir. Yaşamın gerçeğidir ve ateistler bu gerçekle yaşamayı öğrenmişlerdir. Zaman bir çizgidir, insan yaşamı ise bu çizginin üstünde bir doğru parçası. Nasıl bu doğru parçasının öncesinde insan "ben nasıl yoktum" deyip kafayı sıyırmıyorsa, sonrası için de durum aynıdır. Yalnız şöyle bir durum var ki; her canlı ölümden sakınır. Bu evrimin canlılara olmazsa olmaz kazandırdığı bir özelliktir. BU bir tür hayatta kalmak için savunma mekanizmasıdır. Pratikte çok iyi biliyoruz ki, bir tehlike karşısında bir teist de en az ateist kadar ölüm tehlikesi altında aynı dehşetli tepkiyi vermektir. Halbuki, ibadetlerini yerine getirdiği için ölünce çok daha iyi, hatta mükemmel bir yere gidecektir. O zaman ölüm karşısındaki bu dehşeti niye yaşar? Bu çelişkilerini teistlere bırakalım.
Ateistler genelde teistler tarafından kücümsenir, hakarete uğrarlar. Bunu bu başlık altında çok sık şekilde görebilir herkes. Bu konuda islamın hoşgörüsüne girmeyeceğim, pratikte ne kadar hoşgörülü olduğunu biliyoruz. Benim merak ettiğim, sen ibadetlerini yerine getiriyorsun, cennete gideceksin, Allah'a inancın tam. Sonuçta sonsuz bir cennet yaşamı önünde uzanıyor. Bu yaşamın uzunluğu cennet yaşamı yanında bir hiç gibi kalıyor. Bu durumda neden ateistlerle, "cehennemde yanacaksınız, tanrının karşısına çıkan ateist" vs gibi konularda dalga geçiyorsunuz? Hatta hakaretler yağdırıyorsunuz? Zaten biz cehennemde cezamızı cekeceğiz, siz de bu arada cennetin sonsuz keyfini yaşayacaksınız. O zaman bu kinin, alaya almanın nedeni ne? Normal şartlarda sadece yapacağınız tek şey acımak olmalı. Çünkü size göre ateistler 1 hafta içinde ölecek bir kanser hastası gibi. 1 hafta ömrü kalan bir insana nasıl davranılıyorsa, öyle davranılması gerekmez mi? Bırakın da ateistler bu kısa hayatta mutlu yaşasınlar. Oruç tutmayan ateiste saldırmanın anlamı ne? Ramazanda içki içiyormuş. BIrakın kısa zamanımızda içelim. Sizi sonsuz mutlu bir yaşam bekliyor, bu kızgınlık ne! Tutturmuşsunuz saygısızlık diye. Adamların tek mutlu oldukları yer bu dünya. Bırakın da ramazan olsun olmasın kimseye zarar vermedikleri müddetçe eğlensinler. Hatta normal şartlarda bir hafta ömrü kalan bir kanser hastasına davranılması gereken şekilde davranmanız lazım, gerekirse kıyak da geçeceksiniz. En küçük bir vicdan bile bunu emreder. Siz gelmişsiniz, ateislere karşı ezeli düşman gibi davranıyorsunuz. Bizi uyarmanızı anlarım da, tüm müslüman ülkelerde ateistleri bu kadar kısıtlamanızın mantığı ne? Adamlar zaten cehennemde sonsuza kadar yanacak. O kadar yanmasına rağmen yine bitmeyecek bu adamlar. Siz kısıtlayınca adamlar yine inanmayacak. Bırakın bari kısa hayatlarında mutlu yaşasınlar. Bu çelişkilerini de teistlere bırakalım.
Bazı teistlerdeki bu mal mülk aşkı nedir? Arkadaşım ne dünya malının peşine bu kadar düşüyorsun, sen ibadetini yapsana. Ben önümde sonsuz bir cennet-cehennem olduğunu bilsem, başımı secdeden kaldırmazdım. Sonsuz bir yaşam yanında, bir hiç olan bir yaşam için bu kadar uğraşılır mı, akıl var fikir var! Kapitalizm içindeki bu mal rekabeti, bu kar rekabeti nerden geliyor? Bazı teistlerin bu çelişkisi de onlara kalsın?
Bazı arkadaşlar diyorlar ya, "aslında ateistlerin bir yanlarında az da olsa Allan inancı var". Belki de kendilerinde bu inancın tersi fazlasıyla vardır. Bu kadar çelişki nasıl açıklanır?