çok övünürler ne kadar sosyal bir topluluk olduklarıyla; deniz kirlenir çarşı kirliliğe karşı, kıl olur çarşı kıla karşı, yün kalkar çarşı yüne karşı. ama devlet, anıtlar kurulu bilmem nesiyle senin stadına bir çivi çakmak için 15 senelik prosedürler uygularken, galatasaray'a elleriyle son teknoloji stadı yapıp teslim etmek için kendini paralar ve senin sesin pek çıkmaz. neden çarşı? ne oldu sana böyle? yoksa sen balon gibi şişirilip maç günleri beşiktaş iskelesinden stada yürüyen bir grup hapçıyla bunlara özenen liseli veletlerden mi ibaretsin?
beşiktaş hem lig hem kupa şampiyonu olur; giyerler çifte kupalı tişörtleri gezerler ortaköyde. helal olsun, sonuna kadar haklılardır sevinmekte. ancak kulüplerine sahip çıkmak işi kazanılan şampiyonluklara sevinmekten önce gelmelidir; tepki yaratmakla ünlü bir taraftar grubunun bu peşkeş karşısında neredeyse sesini bile çıkarmaması, aslında bu taraftarlık kültürünün kimin çıkarlarına hizmet ettiğini işaret ediyor biraz dikkatli bakıldığında.
alen sahaya üçlü çektir kartala! işte şimdi sahip çıktınız takımınıza, desibel rekorunu kırınca da göreviniz tamamdır.