müzik ile uğraştığı halde neşet ertaş' ı tanımadığını söyleyen kişilik. Yazık demekten başka bir söz bulamıyoruz.
Müzikle uğraşmıyoruz, bin yaşında da değiliz, (ayrıca türkü dinlemem köyde yaşamıyorum diyorsanız, ki nedense bazıları böyle diyor), biz de köyde yaşamıyoruz, (keşke yaşasaydık ama, hiç olmassa temiz hava solur hormonsuz gıdayla beslenirdik), türkiye' nin en modern şehirlerinden birinde yaşıyoruz ama neşet ertaş gibi büyük bir ozanı, büyük bir ustayı çok iyi tanıyoruz.
hiç mi duymadınız acaba, radyolardan, televizyonlardan?
kendim ettim kendim buldum,
zahidem,
kesik çayır,
neredesin sen,
dane dane benleri var,
acem kızı,
sevda olmasaydı.....
hadi bunları duymadınız;
bir "gönül dağı", barış manço, edip akbayram ne de güzel seslendirmişlerdi.
bir "mühür gözlüm" "zülüf" yıldız tilbe ne güzel seslendirmişti. bunları da mı duymadınız? dinlemenizi tavsiye ederiz.
şayet bir yerlerde kulağınıza iliştiyse de, bir müzük insanı olarak merak edip, bestecisinin kim olduğunu araştırmanız gerekirdi.
Kimden dinlenirse dinlensin, kim seslendirmiş olursa olsun, kulağa hoş gelen ve ne güzel bir türküymüş bu dediğimiz ve bir daha dinlemek istediğimiz bütün eserlerin altında, bir "neşet ertaş" imzası vardır.