Lakin vardır diyenler de pek bir eğlenceliktir.
bir türlü anlamam vardır diyenlerin yüzde 99 u olayın ekonomik yönünü görmekten uzak hem kültürel yönüyle uğraşmaktadır.
vardır diyenlerden bir allah'ın kulu güneydoğu anadolu bölgesinin ekonomik kalkınması için proje üretmeyip en boş iş olan Kürtçeyle eğitim, türütçeyle eğitimden, kendi kendini yönetmekten bahsetmektedir. Merak ediyorum Kürtçeyle eğitim olsa ne değişiecek bölgedeki kürtlerin sefaletinden? okula giderken araç bulamayıp kmlerce karda yürüyen çocukları kadim mi kadim kürt soylu kartallar sırtına alıp okula mı uçuracak? Bunun yanında kıyafetleri de Kadim mi kadim kürt soylu ayılar kürtlerini feda ederek mi verecek? bölgenin kanayan yarası olan kadınların ezilmesi, kadın ticaretine bu nasıl dur diyecek?
bölgenin içsiz güçsüz gençleri kurulacak bölgesel kürt yönetiminde nasıl karınlarını doyuracak?
valla anlayamıyorum (anlamamazlıktan geliyorum) samimi gibi görünerek hak hukuk zart zurt deyip boşboş işlerle neden uğraşılır?
işin daha da ilginç yanı ise bölgesel kalkınmayı düşünmeyen bu kişiler Kürtçe eğitim, zart zurt diyerek Kürtlerin iş bulabilecekleri, bir baltaya sap olup yükselebilecekleri batı-kuzey-güney neyse Bölgedeki Türk Milletinden iyice ayrıştırmaktalar insanları.
Kürtüm, kürtüm diye yetişecek nesiller, Türkçe eğitimi önceden adam gibi verilemezken KÜrtçeyle eğitimle iyice Türkçe özürlü olarak yollarına devam eden nesiller Batıda, üniversite eğitiminde ne haltlar yiyecekler? Okulda orada burada Türk toplumuna karışmamış kürtler ne yapacaklar?
Türklerle birlikte yoğun olarak yaşayan kürtlerin edindikleri kültürel ve eğitimsel değişimlere set çekilecek olması onları daha da ötekileştirmeyecek mi?
en son bir şey anlatayım. memlekette (samsunda) baklavacılık yapan çok sevdiğim bir kürt arkadaşıma Okulda aldığı eğitim yüzünden hayal dünyasına karışmış bir siyaset bilimci arkadaşımın " Hasan Kürt sorununu çözeceğiz ilerde az kaldı" demesi üzerine Diyarbakırlı Hasan arkadaşın "benim sorunum falan yok farklı da değilim Kürt de değilim, PKK sorundur" demesiyle kültürel sorunun tamamen kafada olduğu, olayın daha çok ekonomik sorun olduğu küçük bir örnekle de olsa gözlemlenebilir.
Samsunda 7 sülalesine iş, aş, ekmek sağlayabilen ve uzun yıllardan beri karadeniz halkının ona karşı bir yamuğunu görmeyen bir Kürt kökenli kişinin boş işlerle uğraşmadığını görebilirsiniz. Hem de Türk Kültürüyle içli dışlı olmasından ötürü ne kadar da geliştiğini.
büyükşehirlerdeki göç olgusu ise bambaşka bir konudur bahsi geçen hasan örneğiyle tam bağdaşmamaktadır.