burun kıvırdığım bir sanatçıydı bir zamanlar ahmet kaya. "sol arabesk" olarak tanımlardım kendisini. "ibo show" tarzındaki programı, jetpa'yla ortaklığı falan tiksindirmişti beni. ta ki bir gün memleketten çok uzakta, onlarca ecnebinin arasında bir kaç kadeh sonrası şarkılarını dinleyene kadar (azeri müzisyenlerden yoğun istek üzerine). bir zamanlar yaşadığım memleketin sesiydi ahmet kaya, bizi biz yapan ortak değerlerimizden birisiydi. nasıl mı anladım? hepimiz onun şarkılarıyla çarpılmışken etrafımızdaki ecnebiler şaşırmış, hiç bir şeye anlam verememekteydiler. adeta işkence ediliyordu onlara. düşünsenize bir ecnebinin bir ahmet kaya şarkısını anlayıp onunla duygulanması için kaç seneye ihtiyacı olabilir? belki bir ömür yetmez. benim için ahmet kaya budur işte. bu toprakların bir güzelliği, gökkuşağımızın en güzel renklerinden birisidir.
maalesef linç edilmiştir. "kürtçe şarkı söyleceğim" dediği için, bir kısım riyakâr* tarafından. hatasıyla sevabıyla ahmet kaya unutulmayacak, buradan binlerce kilometre uzakta bile memleket olacak, gözlerden akacak, yürekler yakacak ama onu linç edenler utançla hatırlanacaktır.