meçhul bir lisede öğretmen ve öğrenci arasında geçen diyalog.
öğretmen: disiplini ile cinnet geçirten, 42 yaşında eline erkek eli değmemiş, idealist, derslerden başka eğlencesi olmayan, despot insan evladı.
öğrenci: okulun yarısı ile yattığı söylenen, okul formasını kendine uyarlamış, üstte betimlenen hocaya sinir krizi geçirtmiş, her fırsatta laf sokan, hocalarla vukuatlarına rağmen nasıl beceriyorsa 20. kez cezadan yırtmış, derslerle alakasız insan evladı.
fizik dersi başlar hoca keskin tavrı ile konu anlatmaktadır. üstte betimlenen öğrenci lafa girişir.
-hocam siz hiç kötü yola düştünüz mü?
(öğretmen biraz şaşkın, biraz kızgınlığına hakim olmaya çalışır şekilde duraksar, sessizliğin ardından)
-ne diyorsun sen? ne saçmalıyorsun? terbiyesiz! hadsiz! alıştık gerçi iğrençliklerine.
(öğrenci pişkin rahat)
-hımm hayır demek oluyor bu sanırım. zaten nerde sizde o şans(!)
hoca sinirden gülmeye başlar. hiç birşey yokmuş gibi dersi anlatmaya devam eder. zil çalar. hoca tam sınıftan çıkacakken öğrenciye dönüp
-sana kızmıyorum, senin gibilere kapım her zaman açık, senin bacakların gibi.