bu hafta düzenlenecek olan istanbul cup tenis turnuvasının tanıtım gecesi türünden şeysinde sahne almış 1 saatliğine dün gece. iyi, güzel, ne hoş. sonrasında yaptığı açıklamalara gelelim. hede hödüsünü atlıyor, bu entry'i yazmama sebep olan yerine geliyorum direkt olarak. demiş ki; "inşallah wimbledon'da bir türk oynar". bunun öncesinde "hede hödö" diye tanımladığım yerde de tenisle pek ilgilenmediğini -ki bu pek ilgilenmemek genelde "yanından geçmedim usta" anlamı taşımaktadır- söylemiş. e, ben ne diyeyim. tenisle ilgilenmeyen, futbolu takip etmesi sebebiyle arada spor haberlerinde tenise de denk gelen türk insanının wimbledon'ı şampiyonlar ligi sanması hastalığı var kendisinde diyeceğim, futbolla da ilgilenmiyor hanımefendi. tamam, wimbledon her zaman daha fazla ilgi çeker ve daha prestijli olarak görülür diğer 3 grand slam turnuvasına göre, katılırım sonuna kadar ama bilmeyen biri böyle sallayınca uyuz oluyorum işte. abartıyor muyum? belki evet, ama yazmadan da duramadım. ne bileyim, madem tenisin yanından geçmedin, bari o açıklamayı yapmadan önce bilen birine tanış, ezberden iki cümle söyle. bence ilgilenmiyorsa, "ilgilenmiyorum" deyip geçmesi en doğrusu ya, neyse..