hayata veda etmiş biricik dostum...
başucuna oturup toprağıyla oynadım bugün. hastanedeyken; "yıkanamıyorum kokuştum" diye dert yakındığı günlere inat sular döktüm üstüne birkaç damla gözyaşıyla birlikte. toprağını okşadım hafiften dertleşirken dizime yattığında okşadığım gibi. o kabarık toprağın altında olduğuna inanmak istemedim desem yalan olmaz hani. mezar taşı da yoktu zaten henüz. o değildir de başkasının mezarına gittim diye düşünmek istedim bi an ama gerçeklerden kaçmak bunu düşünmek kadar kolay olmadı ne yazıkki... toprağındaki büyük taşları narin bedenine fazla yük olmasın diye ayıkladım dalıp gitmişken toprağa. bulduğum ufak bir taşı aldım toprağından. ondan hep bir şey bulunsun istedim yanımda. hayattayken hep yanımda olduğu gibi. belki de vasiyetimde o taşın toprağıma konmasını isterim kim bilir... o taş ayrı bir yumuşak geldi bana nedense. belki de pamuk yanaklarına dokunup öpmek istedim ablamı o an ondan öyle geldi. bugün ayrı bir özlediğimi hissettim onu. hem de çok özlemişim...