barış akarsu

entry1128 ↓ galeri ses1
    572.
  1. hala daha resimlerine bakamadığım güzel gözlü adam.

    ben hiç ölüm yaşamadım sözlük. babaannem de, dedelerim de ben çok küçükken bırakmışlar nefes alıp vermeyi. öyle ki, ne onlara ait bir fotoğraf var hafızamda, ne de kimselere anlatabileceğim anılarım. annem-babamdan öğrendiklerimle tanırım onları. benim anılarımı onlar bana anlatırlar. bazen "keşke babaannen yaşaydı" der annem. "şimdi şu ocağın başında oturur, kim bilir ne yemekler yapardı.". "işte o zaman 130 kilo olurdum" deyip geçiştiririm. onlar benim ne kadar üzüldüğümü fark etmezler. ama ben, marketlerde ufacık bir kız çocuğunun elinden tutan o yaşlıyı ne zaman görsem, o kız yerinde olmak isterim, utanarak. arkamı dönüp, her ağlayacak oluğumda gözlerimden önce akan burnumu silerim.

    konuya dönecek olursak sözlük; gidişine üzülebileceği en yakınlarını erken yaşta uğurlayan biri olarak, günlerce ağladım bu adam için. sanki kendi abim, dayım, amcam, arkadaşım ordaymış gibi. o kadar çok dua ettim ki... bir kaç izleyici kazanmak uğruna haince, ve hatta kahpece hastanesinin önüne pusuya yatsın diye aç kurtlarını gönderen televizyon kanallarını aylarca izlemedim.

    o günlerce deli gibi ağladığım adamın gidişinin 2. yılını gazete hatırlattı bana. sağ sütundan onu tüm unutanlara çatan bir adam hatırlattı. insanoğlu unutmadan devam edemezdi heralde yoluna. zamanla o kanalları bile izlemeye başladım; ama hala daha resimlerine bakamadım.

    yapacak daha çok daha şeyi varken keşke gitmeseydi dediğim; ama şu an bulunduğu yerin bu çamura batmış dünyadan daha güzel olduğuna inandığım, belki de koca dedeme, babaanneme, kadri dedeme, daha bir kaç aylıkken diğer tarafa geçmiş ediz dayıma, bir-iki hafta önce aramızdan ayrılan doğan amcama şarkılar söyleyen adam. eğer bir şekilde, okuyabiliyorsa bu yazıyı; sevdiklerime çok iyi bak, olur mu?

    not: ben hiç derinden yaralayan bir ölüm yaşamadım sözlük. dilerim ki, allah'ım da yaşatmasın.
    4 ...