denizi takip ederken burnuma gelen o ferah kokuyu;
hani şu tersaneyi görmeden hemen önce.
beni uzun zaman hasret kaldığım yuvamda anam gibi karşılayan
kutsal topraklara hoş geldiğimi hatırlatan o yazıyı.
hiç olmayan trafik sorununu, bunaltıcı sıcağını;
her maç öncesi çarşıda bankanın önünde kırmızı yeşil atkılarıyla toplanan o kalabalığı,
zübeyde hanımın mezarını, mezarın yanındaki parkta oynayan çocukların gülüşünü bile...
gecenin 3ünde sokakta gezerken gördüğüm polislerin bana selam vermesini,
ramazan'da nobetçi olan o küçük meyhaneleri özledim.