aylar önce izlediğim halde ancak hakkında bir şey karalamaya vakit bulduğum bir film kara şövalye. yıl boyunca dünya çapında 996+ milyon dolar hasılat elde eden, muhafazakar "baba" ve "esaretin bedeli" hayranları tarafından dördüncülüğe indirilene kadar imdb top 250'de uzun süre birinci kalan bir film. çizgi romanın karanlık yönünün onurunu kurtaran yedinci sanatın yüz aklarından, yılın en iyilerinden ve muhtemelen akademinin drama kafalı jürisinin hakkını yiyeceği, hatta ben yazıyı sözlüğe aktarırken jürinin çoktan hakkını yediği bir film.
--spoiler--
filmimiz palyaço maskeli adamların banka soygunuyla başlıyor. joker'in kim olduğunu kendileri bile bilmiyorlar daha, dedikodu şeklinde birbirlerine yayıyorlar jokerin sanını. yüzüne neden boya sürdüğünü rivayet zamanda açıklıyorlar, düşmanlarını korkutmak için diye. mavi ve siyah tonlara bulanmış bir suç filminde olduğunu hala anlamadıysanız, bunu palyaço maskeli heriflerin jokerin kahkahalı planı doğrultusunda
sırf kârdan daha fazla almak için birbirlerini öldürmeye başlamalarıyla anlıyorsunuz. banka soyma sahnesinin en güzel yerleri jokeri tanımamızı sağlayan yerler. birincisi: otobüs sürücüsünü öylesine taradığı sahne ve prison breakin bağımlı polisi -en son izlediğimde öyleydi- ile olan diyaloğu. seni öldürmeyen şey, seni ancak yabancı kılar. ve sonrasında adamın ağzına tıktığı bomba görünümlü başka bir şeyin jokerin mor ceketinin liflerine bağlı piminin çekilmesi... joker otobüsle okuldan dönen diğer otobüslerin arasına karışırken bomba görünümlü şeyin duman çıkararak durulması ve fitchner'in yüzündeki korku dolu ifade. joker'in karakterini özetleyen ve tüm film boyunca neler yapabileceğini/yapacağını gösterir bu korku dolu ifade.
bu filmde yeni nesil betmenimizin yeni düşmanları var. ilk filmden kalma scarecrow filmin başlarında şöyle bir arz ı endam ederken kısa sürede arkham asylum'a yani betmen'in düşmanlarının uğrak mekanına bizzat betmen tarafından gönderilir. ve yeni düşmanlardan bazılarını scarecrow betmen tarafından alaşağı edilmeden önce görürüz. taklit betmenler ve köpekler! evet koca betmen karanlığın adamı betmen filmin sonunda kara şövalye ilan edilecek olan betmen ve "betmen" diyerek karizmasını sirk palyaçosuna indirgediğim betmen içten içe köpeklerden korkarak günlerini geçiriyor ve çözümü lucius fox buluyor yine. yeni bir zırh, hem de kedilere karşı bile sağlam bir yapısı var!
betmen ne "mahallenizin örümcek adamı" diyaloglarından ne de "bu bir kuş mu? hayır hayır, yoksa bir uçak mı?" geyiklerinden tamamen uzak bir kahraman, bruce wayne ise aynı taşıdığı kostüm gibi renksiz bir tip. wayne'i gotham'ın varsıllarından ayıran tek özelliği ise geceleri partilerde değil de sokaklarda takılmayı tercih etmesi. betmen başlıyor'da düşmüş bir karakterin yükselişine tanık olurken, bu filmde yükselmiş ve artık kostümüyle bir olmuş bir karakterin düşüşüne tanıklık ediyoruz. christian bale bu çıkış-inişi ve bruce wayne'in görünüşte dolu yaşamını ve maskenin ardındaki renksiz yalnızlığını gayet iyi yansıtıyor bizlere -betmenkenki ses tonunu amerikan sapığı kıvamında değiştirmesini tek eksi yönü sayabiliriz-
yarasa adamı diğer süper kahramanlardan ayıran yegane özelliği hiç de süper olmaması. betmen düşmanını pataklarken aynı normal insanlar gibi yumruk-tekme ikilisini kullanır. vücudunun herhangi bir deliğinden ya da uzvundan mutasyona bağlı garip gürüp şeyler çıkmaz. diğer kahramanların/süper kahramanların akine kasları el emeğidir, beleşe kazanılmamıştır. düşmanımın üzerinden atlayayım, altından geçip üstünden çıkayım ya da düşmanımla gökyüzünde saniyelerle sınırlı bir kavgaya tutuşayım atraksiyonlarında bulunmaz. betmen'in ayakları yere basar. betmen pataklar. hasımlarıyla dalga da geçmez/geçemez betmen, haddini bilir, insan olduğunu unutmaz, bir iki şov yapayım da insanlar beni unutmasın gibisinden fikirlere kapılmaz. ciddi adamdır, ketumdur. kostümü itibariyle yarasaya benzer, bir çıkar bir kaybolur,ışığı sevmez ama ay ışığı altında çatılarda oturmayı sever, pelerinini hışırdatarak kaybolmaya, betmobille otoyollarda turlamaya bayılır.
en nihayetinde betmen de insandır, en çılgın kahraman kostümlerinden birini giyiyor olsa bile vücuduna sonradan ekleme herhangi bir özelliği olmadığı için her zaman diken üzerindedir ve bu seyirciyi de onun ölmesi olasılığına alıştırır. sınırlı hareketleri ise -tekme-yumruk ikilisi- nedeniyle vereceğiniz eşeğinkine su kaçırdın ama tepkileri pek fazla değildir. lakin betmeni zıvanadan çıkarak çıkaracak, gotham'ın köküne kibrit suyu dökmeye istek duyan biri, yaralarının tarihçesi hakkında çelişkiler yaşayan bir sosyopat çıkıyor ortaya.
filmin 152 dakikalık süresini görünce hem seviniyor hem de christopher nolan delirmiş olmalı diye düşünüyorsunuz. hayır, o delirmemişti ama senaryoya müthiş bir performans sergileyen bir joker enjekte ederek filmi delirtmişti. betmen'i, harvey dent'i ve seyirciyi...
en baştaki banka soygunu sahnesinden başka sahnelere ve başka karakterlere atlayarak incelememize devam edelim. teğmen gordon:gary oldman betmen'le iş birliği yapmakta ve suçluları bir bir içeri tıkmaktadır ve geçen yılların ardından hala bıyıklıdır. aaron eckhart harvey dent rolünde gotham'ın beyaz şövalyesi olarak ve maggie gyllenhaal da önceki filmde katie holmes'un oynadığı rachel dawes rolünde karşımıza çıkıyorlar. heath ledger ise son yılların en şahane "kahraman düşmanı" portresini çiziyor. izlenmeli, izletilmeli, çizgi roman uyarlaması tırt olur tabusu yıkılmalı
--spoiler--