altıncı neslin siyasal analizleri çokça taşak konusu olduğu için taraf gazetesiyle ilgili bi entry girmek istedim bir altıncı nesil yazar olaraktan.
taraf gazetesi hep haklı ve öyle kalacak. sürekli genelkurmay üzerinden oynuyor. bugünkü konjonktür(gerçi dün de öyleydi, türk siyasi tarihi= darbeler tarihi denklemi hasebiyle) buna her zamankinden çok daha fazla müsait. kendini libereal demokrat olarak lanse eden ve neredeyse gayrısını darbeci ilan eden basit bir düzenekte işleyişini sürdürüyor.
küçük prens'i okuyanlarınız vardır. oradaki hükümdar gibi güneşin doğuş saatinde doğmasını, gece karanlık çökeceği yıldızlar çıkacağı zaman onlara çıkmalarını emrediyordu. taraf gazetesi de böyle. yani diyanet takviminden farksız bi yerde. takvim güneşin doğuş saatini verdiği için güneş o saatte doğmuyor, güneş zaten aynı saatte doğacak takvimse bunu sadece yazıyor.
daha açık söylemek gerekirse adı geçen gazete kartları kendisi dağıtıyor, oyunun kurallarını kendisi belirliyor ve kendi dağıttığı elde, sınırlarını kendi çizdiği alanda oyunu hiç kaybetmiyor. dağıtılabilecek tek el taraf'ın dağıttığı mı peki? işte orası muamma.
iki de bir de manşet olarak genelkurmay'a yöneltilen suçlamaları ve sorulan bazı soruları görüyoruz. genelkurmay bu sorulara ya da suçlamalara cevap verse, verilen cevaplarda eksik gedik aranıyor, hiçbir şey çıkmazsa avrupa birliği sürecinde asker'in bu kadar çok konuşması doğru bulunmuyor, örtülü vesayetten dem vuruluyor genel yayın politikası olarak. yok asker sessiz kalıp açıklama yapmazsa bu sefer de "biz haklıydık, bakın susuyorlar" şeklinde gelişiyor olaylar.
bu kadar basit bir mekanizmayla gündeme yön veren bir gazete olmayı başarması gerçekten takdire şayandır. gidişat hep aynı. gerçi, "diğer gazeteler de farklı değil, hepsi birilerinin dümen suyunda yıllardır aynı konular üzerinde duruyor amına koyim" diyebilirsiniz. e madem kendi içinde bir "aynılık" taşıyor adı geçen yayın organının üzerinde neden bu kadar duruluyor ben onu anlamamış vaziyetteyim.