o kadar çok güzel sözle bile tanımlanması mümkün olmayan şehrimiz. o kadar çok şey yazdım ben izmir hakkında lakin "kafatasçı" diye nitelendirilen bazı arkadaşların söylediklerini düşündüm, ve nitekim onlar kendilerini nasıl niteliyorsa çok da skmde olan insanların, ne söylerlerse söylesin "kafatasçı" diye niteledikleri insanların doğru söylediğine karar verdim. zira ; anadolumuzun her yeri güzeldir, güzel topraklarında gö etmiş insanın izmir'e gelip yaşaması çok farklı birşeydir. apartman katında oturmanın bile adabı vardır, zıplayamazsın, koşturamazsın, sesli müzik dinleyemezsin... "ulan" bu adam geliyor, karıya kıza laf atıyor, içip içip "gtunu açıyor", denize girip sıçıyor, yolda giderken paçana yapışıyor sigara istiyor, bağırıyor, bıçak çekiyor, küfür ediyor... izmir'in halkı nasıl peki ? bakkala girin "hoşgeldiniz bugün nasılsınız?" der, çıkarken, "saygılar efendim sağlıcakla" der, mayosuyla, bikinisiyle kordonda oturur, içkisini içer, erkek arkadaşıyla el ele yürür gezer, kıbrıs şehitlerinde içer yemeğini yer evine efendice gider. ben seni hor görüyorum bak dinle: sen adam olsan yıllar boyu bir bok öğrenirdin, sen nefes alan ne varsa saldırıyorsun, insanlarıyla yaşıyosun bir şey kapmadın bari aynı havayı soluyosun ondan milyonda, trilyonda az bişe kap o da yeter. sonra karşıma geçmiş yok baba parası yok zengin!.. biz bu topraklara ergenekondan çıkıp gelmişiz, o zamandan beri edebimizle sahip çıkmışız, efendice gelip durana kucak açtık, yerinde durmayanın vay haline.