sana borcum çok büyük, biliyorum... ne yapsam ödeyemem hakkını. aklımın bir köşesinde uykusuz gecelerini, babamla nöbetleşe yemek yiyip sabah akşam başımda bekleyişlerini kazıyıp öyle devam etmeliydim yoluma ama yapamadım...
ne kadar kızsam da, bağırsam da sana tüm öfkem, tüm garezim kendime annem. damlayan her göz yaşınla, içimde açılan her yarayla sadece kendimden intikam alıyorum. aslında seni anlatamayacağım ve gösteremediğim kadar çok seviyorum.
anneannem hep ''ben aniden öleceğim, siz bile inanamayacaksınız'' derdikendi ölümünü görmüşçesine. onun ardından hiç gözyaşı dökmemem o sabah gelen telefonu daha açmadan önce bilmemdendir onun gittiğini, anlamamdır çok öncesinden. içimden dualar ederek almamdır telefonu elime. ben de onun gibi biliyorum ki benim ölümüm senden önce olacak o yüzden alma ölümü bir daha ağzına. hiç yakışmıyor ağzına o namert kelime. sen her anışında ölümü ben birkez daha ölüyorum zaten annem.
sensüz bırakma beni annem. yanıbaşımda dur, istersen bir daha hiç konuşma benimle, istersen bir daha kızım deme bana ama yanıbaşımda dur, bırakma beni bir başıma. öfkemin beni dağıtmasına izin verme, hele seni üzmesine hiç izin verme annem...