felsefede bir problem vardır. sanırım gemi problemi adında. bir gemi çin'den amerika kıtasına yola çıkar pasifik okyanusunda. yol boyunca okyanustaki bütün adalarda durur ve her adada geminin bir parçası değişir. gemi amerika kıtasına vardığında çin'de kendisini oluşturan hiçbir orijinal parçaya sahip değildir. çin'den kalkan gemi, amerika kıtasına varan gemi ile aynı mıdır?
işte bu probleme verilen cevap ölüm algısını değiştirir. bana göre amerika'ya varan gemi, çin'den kalkan gemi ile aynı değildir. insan da aynı şekilde. doğumundan itibaren sürekli doğar ve ölür. sürekli değişir. bazı kısımları aynı kalır belli bir süreç içinde ama sonunda bambaşka bir insan olur. böyle bir dünyada ölümden korkmanın bir anlamı yoktur. yaşanılan her anın tadını çıkarmak gerekir. zaten değişim olmasaydı, zaman da olmazdı. yaşam da olmazdı.
ölümden korkmanın tek nedeni çin'den kalkan geminin aynı şekilde amerika'ya vardığını ve orada da sonsuza kadar demirleyeceğini zannetmekten kaynaklanır. ölüm sonsuz bir uyku değildir, sadece doğanın bir değişimidir. ruha inanmıyorum ama reenkarnasyona inanıyorum. maddesel bir reenkarnasyona. sonuç olarak bu evrende varolan hiçbir şey yok olmaz, herşey değişir. o yüzden rahat olun.