kanıtın yokluğu yokluğa kanıt değildir şeklinde çok basit herkesin anlayabileceği bir söz var, evren dediğin trilyon üstü trilyon yıldızdan ve trilyonlar üstü gezegenden oluşan sürekli büyüyen bir şeyin içinde sik ucu kadar bir galakside bahsetmeye bile değmeyecek bir yıldız sisteminin ortalama büyüklükte bir gezegeninde yaşıyorsun bunların hepsi 5 milyar da olmuş, olmaya devam ediyor. büyük patlama hala devam ediyor. patlama anının etkisi ile evren her yöne genişlemeye devam ediyor.
ve sen 200 yılın hesabını yapıyorsun. bu kadar şuursuzca bir hesap bu. düşünmüyorsun. aksine diyorsun ki teoridir kimse de vazgeçmemiştir. atlasana ortalama bir binadan aşağı, yerçekimi de teori. ona da inanma o zaman. o da hala ispatlanamadı. 3gr aklınla jeoloji fizyoloji karşılaştırmalı anatomi, kimya, fizik, biyoloji, genetik vs bilimdallarının hepsine hakimmiş gibi yaparsan anca çerez okursun onu da anca kendine okursun.
evrim teorsinin tanrının varlığı ile alıp veremediği yoktur. biri dindir biri bilim. ve bilimin ilgi alanı değildir tanrının varlığı/yokluğu. bilim onu incelemez.
eskaza evrim ve ateist aynı yerde birleşti ise bunun sebebi aklın yolunun bir olmasıdır sadece. her ateist evrime inanır diye bir şey yok her evrim teorisine inanan da ateist diye bir şey yok. ama sen, ah sen, ah sen, senin gibi olmayan herkes öteki olduğu için; doğal olarak herkes diğer herkes aynı. öldürülmeli güzellikle. yok edilmeli.
sadece ondan anladığın için, gelişmişlik paralelinde maymunu ortadan silen insan öncülü arıyorsun. yoktur belki. çünkü alakası yok. okuduğun o değil ama anladığın yine aynı yer.
maymunla insanın atası ortak. maymun maymun olana kadar öncülleri doğaya uyum sağlayamadı. insan insan olana kadar öncülleri doğaya uyum sağlayamadı.
insanla maymun araındaki türün maymunu yoketmesini nereden çıkardın ki?
evrim tüm doğa hakkında bir soru sormaktır. kendinde o gücü bulmaktır. insanın varoluşu ile diğer tüm varoluşlar arasındaki ilgisizliği ve kopukluğu merak etmektir.
bu kadar büyük bir soruyu sadece insan tarafından alıp yanıtlamak, kolayına kaçmaktır. insan varoluşun tam merkezinde değildir. kırılganlığın tam merkezindedir. kendi kırılganlığı anlamsız varoluşu ve yetkinsizliği ile.