zall

entry6076 galeri ses9
    647.
  1. benim bildiğim kadarıylşa iyi bir yöneticilik kavramı varolan sorumları en iyi şekilde çözme ve maksimum faydayı almaktır. varolan sorunların tekrarı en hafif deyimle kulağın üstüne yatmaktır.

    dikkat ediyorum da mysql ibaresi her daim cıkmakta sort aborted yanında bu ibareye refakat etmektedir.

    işe gelindiğinde en ince detaycı ve hızlı sekilde çözüme kavuşan problemler işe gelinmediği vakit sümüklü böcek hızıyla unutulma ve unutturma yoluyla çözüme kavuşturulduğu zannedilmektir.

    anglo saksonların deyimiyle bu deryadan high quality beklemek son derece abes olmaktadır. kapasite budur daha fazlası olmaz. ama kapasite ne kadar da düşük de olsa insan en azından saygınlığını korur.

    bendeniz ortada dolanan laflara bakmam icraatlara bakarim. yapmiış olduğum gözlemler neticesinde ne yazık ki zall rumuzlu sözlük admini ciddi anlamda bir vizyon problemi olmakla beraber ne yazık ki maliki olduğu yerin kullanıcıları nezdinde çok da hoş olmayan bir intiba bırakmıştır. kendisine olan intiba dandirik bir muz cumhuriyetinin yahut sudan gibi ülkelerin devlet başkanına duyulan gibidir.

    niçin böyle olmuştur neden böyle olmuştura girmek gereksiz. mal meydandadır.

    şirinlerin ibr epizodu vardı. şirin baba cicek perisiyle gününü gün ediyor köyün işlerini ise pek umursamıyordu. şirinler drumdan hoşnutsuz idi. ahalinin huzur ve güven ortamına bir inancı kalmamıştı.

    su sorun var bu sorun var diyorlardi. arkasından su soruyu bağlıyorlardı.

    - sirin baba ne yapıyor?

    cevap ise yetişiyordu;

    - hiç birşey.

    bunu zall neyapıyor hiç birşey olarak da diyebiliriz. belki birşeyler yapıyordur ama sarf edemiyordur. çünkü kendisinin bir yazım yeteneği olmadığını çok iyi bilinmektedir. belagat yeteneği hakkında ise pek firkrim yok. elbette herkes gibi o ropartajı izledim ama onu kıstas almıyorum. hadi kıstas alayım ve bazı daraları düsersem o yeteneği ise yazı yazabilme yeteneği ile eşdeğerdedir.

    bir insan yeteneksiz olabilir, kimse saf yetenekle doğmaz. yetenekler ve beceriler çoğu zaman üzerinde çalışarak oluşur ve geliştirebilir. fakat neyazık ki bunla beraber ilgili kişinin bunları geliştirdiğine hadi bunları bırak yönetimsel acıdan kendini geliştirdiğine dair bulgular yok. hah siz dersiniz sen görmesini bilmiyorsun elime mercek alıp baktığımda ufak ilerlemeler görüyorum o kadar.

    feyk almanın meşrulaştırdığı, sahte kahramanların yaratıldığı, kısır döngünün bayrak edildiği bir diyarda başarılı olmak çok kolay birşeydir. bunun kadar kolay olan birşey yoktur.

    bunları bir kenara atarsak baarı ile beceri arasındaki farkı iyi anlamak gerekir. uludağ sözlük başarılı bir sözlüktür. ama iyi bir sözlük değildir. sanki orta büyüklükte bir galaksiin orta büyüklükte gezegeninin orta büyüklükte bir ülkesinde vasatın çok çok altında bir ortak müşterek de buluşulduğundan dolayı hafiften birşeyler yaptığında ön plana cıkmak çok kolaydır.

    rating gibi şeyler hedeflenip buna ulaşmanın kolay olduğu bir günümüz türkiye cumhuriyetinde sizin anlayacağınız bu işler çok kolaydır. bu ülkede seda sayan'ı izleyen milyonlarla ifade edilen bir kitle var ama seda sayan'ın kıymeti nedir?

    seri üretim, gittikçe daha azalan kaliteli kişi ve kişilerin görsel ve yazılı organlara arz-ı endam ettiği, kerameti kendilerinden menkul kişilerin bir sabun köpüğü gibi gelip geçtiğini biliyoruz.

    kendisinin seçtiği, yahut sessiz kalarak desteklediği bu diyarda ne yazık ki bayrak ettiği şey budur. ama bu bir kısa yoldur. kısa yollar genel de hüsranla biter ve ne yazık ki uludağ sözlükü kısa yola sokmuştur.

    peki alternatifi var mıdır uludağ sözlüğün? elbette vardır. son bir senedir diğer sözlükler nezdinde yaşanan gelişmeler hasebiyle bir çok kişi başka diyarlara hicret etmiştir ve ne yazık ki yerine ikame edilen kişiler ise pek ahım şahım değildir. o gelişmeler olmasaydı eğer o kişiler burda devam edecekti ama kalitelerinin ancak rusumunu arz edeceklerdi.

    kendisinin yegane yaptığı sey gizlenmektir. gizlenmek demek saibe ve kaos rejimi demektir. kaos rejimi ideolojik daralarını düşersek mesela hitler almanyasına kazanacağı savası kaybettirmiştir ki uludağ sözlük su an ki durumuyla ne yazık ki 1944 almanyasında farksızdır.

    peki sorumluluk kime aittir? elbette zall efendiye aittir. şu olmuş bu olmuş gibi olaylar münferittir.

    elbette kendisi işini sıkı tuttuğu zamanlar olmuştur ama ne yazık ki dostlar alışverişte görsüncülükten, ilkesiz akla mizana uygun olmayan terör rejimi uygulamiştir. yani kaş yapayim derken göz cıkarmıştır. amiyane tabirle işin bokunu cıkarmıştır anlayacağınız.

    bendeniz bu yazının sahsında fazla bir etkileşimi olmayacağının bilincindeyim. peki bu yazıyı neden yazdım. canım sıkılıyordu hadi dedim birşeyler karalayım. yazarken de bana çağrısım gelir bir şeylere ilhamlanırım diye. gercekten de geldi.

    evet zall efendi kısa yola saparak kalıcı olamazsın, sadece parası olan insanlara gösterilen traştan hürmeti görürsün ve elinden güç gittiğinde ise nobody knows you when you are down and out pozisyonuna düşersin.

    benim sorumluğum budur ve sorumluğumu yazarak ifade ettim. sen de sorumluğunun farkına var ve olması gerekenleri yap. cilayla yahut göz boyama tekniklerini artık kimse yemiyor. belki zekası kıt insanlar ve romanın ayaktakımı yer. ama ayaktakımı sadece bir istatiktir.

    mulayim

    stockport limanından bildirdi.
    5 ...