abd'nin zamanında yediği haltları bugün halkını ezmek, öldürmek ve baskı altında tutmak için kullanan bir devleti vardır. halkı ne kadar onurluysa, başındakiler de o kadar zalimdir.
"blood diamond" ya da "kanlı elmas" diye bir film vardı. batının afrika'daki elmas yataklarını sömürmek için afrika halklarına silah satarak onları nasıl birbirine kırdırdığı ile ilgiliydi. çocuklar ailelerinden alınıp çeteler tarafından ölüm makinelerine dönüştürülüyordu. bir kadın ya da adam çocuğunu arıyordu, ve onu bulduğunda çocuğu onu tanımadı, çocuk yok olmuştu.
ve orada bir siyahın sözü vardı ki bu olayla da ister istemez alaka kuruyorum: "tamam, batılılar buradaki elmas için her şeyi yapıyor, bunu anlıyorum. peki biz nasıl bu hale geldik?"
evet, sürekli abd'yi ve ingiltere'yi suçlayan rejim muhafızları nasıl bu hale geldi ve bu yüzden nasıl iran halkı tarafından bugün olmasa yarın yok edilecekler? asıl soru budur. suçu birilerine yamamak katilleri aklamıyor. bunu, adında islam geçiyor diye baskıcı ve diktatöryal bir ülkeyi kutsayan "muhafazkar demokrat" ve antiemperyalizm ayağına bu rezilliği kutsayan "ulusalcı" ve eğer varsa sol kesimlerin anlamasını beklemiyorum. çünkü kafalarındaki insanlığın ortak iyiliği için bir şey değil, kofti bir tarafgirlikten başka bir şey değil.
dün şahı deviren ve bugün de "this is not election this is selection" diyerek bu rejimin yok olmasının ilk fitilini yakmış onurlu iran halkını seviyorum. çünkü onlar geldikleri noktada hep kendi iradelerini devreye soktular.