mevlana' nın şu sözlerini düşündürür bana sık sık;
" şehvetin adını aşk koydular
eğer şehvet aşk olsaydı
eşekler aşkın şahı olurdu..."
ama şehvet, tutkunun sözlüğünde masum kalırken, adalet ve sevgi sözlüğünde günahkar bir kuyunun en dibinde, mazeretleri kolunun altında çıplak ayak beklemektedir. insan olmak demek, umut etmek demektir galiba. sevebilmek ebediyen, inanabilmek sonuna kadar. yaşam bilse de bilmese de, kendi yağımızla kavrulurken; verebilmek yine de ilgi ve şefkati... esirgemeden.
aşkı; elleşme, oynaşma, kıkırdama olarak düşünenlere anlatamayacağım bi durum bu. aşk derin bi saplantı, düşsel paradiğmalara bağlı bir yoksunluk. hazsal, şehvetsel bir açlık. mecburiyet.